PİLAV ve MAKARNALAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PİLAV ve MAKARNALAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2011

Nohutlu Pilav

Nohutlu Pilav

NOHUT YEMEĞİNİN BONUSU :)
Doğum günü kızı hala şımarık… Hala gerçek dünyaya dönemedi. :)
Salı gününden (hatta bir hafta öncesinden ) başlayan tüm ülkede ve dış temsilciliklerde kutlanan :) doğum günüm hala devam ediyor. Tam bitti bu coşku, “hadi Müge kendine gel diyorum” kapı çalıyor bir çiçek buketi, kapı çalıyor kocaman bir kargo paketi!
Bu hafta hem pasta hem kurabiye eğitimim olmasından dolayı öğrencilerin daha doğrusu misafirlerimin yaptığı jestlerde cabası! :)
Mutfakla pek ilgisi olmadığını söyleyen; Zeynep Hanım’ın, sırf benim doğum günüm için kendi elleriyle yapıp, süslediği ve getirdiği un kurabiyesini, hayatım boyunca unutmayacağım mesela.

Bu aralar eğitimler ve kendi kendime yaptığım çalışmalar nedeniyle mugehuner.com a epey malzeme çıkıyor ama Hünerli Bayanlar’ın boynu biraz bükük :)
Ama bu konuyu; sizinle aramızda konuştuk hallettik, Haziran sonuna kadar beni idare edeceksiniz söz verdiniz :)

Ofis mutfağında pişen, basit ama temel tariflere devam diyelim. Nohutlu Pilav pek çok kişi için kolay ötesi bir tarif ama olsun. Arşivimde olsun istedim. :)
Nohutlu pilavın benim için tek olmazsa olmazı; nohutların kabuklarının soyulması. Kesinlikle çok daha güzel oluyor bu şekilde. Daha parlak, daha temiz görünümlü bir pilav oluyor.
Tamam, kabul ediyorum biraz el oyalayıcı ama Nohut Salatası yaparken koca bir tabak nohudun kabuklarını soymaya da alışkın olduğum için, pilav için olanı bana kolay bile geldi :)
Bir diğer konuda bulyon konusu. Eğer bulyona karşı değilseniz ve pilavda tadını seviyorsanız tavuk yerine et bulyon kullanmanızı öneririm. Böylelikle daha ağır Osmanlı tarzı bir pilavınız oluyor :)

Yapılışı neredeyse temel pilav tarifi ile birebir aynı. Sadece birazcık yağını arttırıyorum çünkü nohut yağın büyük kısmını çekiyor. Ama siz damak zevkinize göre tabiî ki yağı azaltabilirsiniz.
Bu pilavı; aynı aşamaları izleyerek nohut yerine konserve mısır ekleyip, mısırlı pilav haline getirebilirsiniz. Benim en çok yaptığım pilav, mısırlı pilavdır bu arada :)

Malzemeler
  • 2 Su Bardağı Pirinç
  • 3 Su Bardağı (600 ml.) Kaynar Su
  • 1 Su Bardağı (haşlanmış) Nohut
  • 1 Çay Bardağı Sıvı Yağ
  • ½ (yarım) Limon
  • Tuz
  • ½ Çay Kaşığı Şeker
  • 1 Adet Et Bulyon
Yapılışı
  • Öncelikle pirincin üzerine 1 tatlı kaşığı tuz ve iri parçalar halinde doğradığınız limonu serpin. Üzerini bir parmak geçecek kadar kaynar su ekleyin ve 1 saat bekletin.
  • Pirinci akan suyu berraklaşıncaya kadar iyice yıkayın ve süzün.
  • Teflon tencereye yağı koyun ve ısıtın. Pirinci ekleyin ve 3-4 dk. bazı pirinçlerin uçları şeffaflaşıncaya kadar kavurun.
  • Ayrı bir kapta; kaynar su, bulyon, şeker, pirinci ıslattığınız limonların suyu ve tuzu karıştırın.
  • Kavrulan pirinçlerin üzerine sulu karışımı ekleyin. Bir kez karıştırın.
  • Kabukları soyulmuş nohutları da hemen ekleyin ve yine bir kez karıştırın.
  • Tencerenin kapağı kapalı şekilde, orta ateşte 1 dk. daha sonra kısık ateşte 8-10 dk. pişirin.
  • Pilavın ortasına kaşığı batırıp, hafifçe itin, suyunu çekmiş ise olmuş demektir.
  • Ateşi kapatın ve kapağın altına bir kağıt havlu yerleştirin.
  • 10-15 dk. dinlendirin ve servis yapın.

10 Ağustos 2010

Ülkü'nün Akşam Yemeği Sofrası

Ülkü'nün Akşam Yemeği Sofrası-1

BENDEN HABERLER ve İFTAR SOFRASI ÖNERİLERİ...
Bir ay… Uzunluğu ve kısalığı çok göreceli bir zaman dilimi.
Kiracı iseniz çok kısa, ay dediğin şıp şıp geliyor :( Girdiğiniz bir sınavın ya da yaptırdığınız bir testin sonucunu bekliyorsanız ise, çok uzun.
Blog yazıyorsanız hele; bir ay, birkaç yıl kadar uzun geliyor insana.
Öyle çok kelime, cümle birikti ki içimde, hepsini yazarsam, bir süre sonra okumayı bırakıp, fotoğraflara bakıp çıkıverirsiniz diye korkuyorum :)
Bu yüzden Temmuz ayını kısa birkaç cümle ile özetlemeye çalışayım…
Temmuz; bizim için tatil ayı oldu bu yıl. Çok uzun zamandır, birçok nedenden dolayı eşimle tatil yapamamıştık ve artık bu durum ruh sağlığımızı bile bozmaya başlamıştı.
Bu duruma bir el koyalım ve imkanlar el verdiğince çok sayıda tatil yapalım bu yıl dedik.

Temmuz başında; eşimin kuzeninin düğünü sebebiyle Kilis’e gittik. Her dakikasından ayrı keyif aldığım, bol koşturmacalı, telaşlı ama bir o kadar da keyifli bir gezi oldu benim için.
Kilis’ten döndükten birkaç gün sonra, balayı çiftimiz ile birlikte, bu kez baba memleketim Erdek’e gittik. Erdek’in benim için anlamını artık biliyorsunuz, orada da yine her anı dolu dolu geçen nefis bir tatil yaptık.
Erdek dönüşü; “bu tatiller bizi epey sıfırladı, bütün kış idare eder” diyorduk ki, dostumuz Yaşar sayesinde sürpriz bir Kıbrıs tatili girdi devreye...
Kıbrıs tatili de, daha önceki kötü anılarımı silip, tekrar Kıbrıs’a gitme hayalleri kurmamı sağlayacak kadar muhteşemdi.
Olağanüstü bir denize, iskeleye ve plaja sahip otelimizde keyif yapmak, Kıbrıs sokaklarında dolaşmak, Bellapais’i ve Mavi Köşk’ü gezmek çok ama çok keyifli idi…

Bu tatillerin arasında boşluklar yani İstanbul’da geçirdiğimiz günler de oldu elbet.
Biri; Kilis dönüşü amcamızı Amerika’ya uğurlamadan önceki akraba daveti olmak üzere, dört kez misafir ağırladım, sofralar kurdum bol bol yani :)
Hatta bacağımdan minik bir operasyon geçirdiğim hafta sonu, hem Cumartesi hem Pazar misafir ağırladığım için, dikişlerin biri attı, o derece... Bendeki misafir ağırlama aşkını zaten siz biliyorsunuz, bir şey söylememe gerek yok aslında :)
Bu sofraların ve tariflerin fotoğrafları yok ne yazık ki… Çünkü kısa bir dönem fotoğraf makinemiz yoktu.
Eşim kullanmakta olduğu markadan başka bir markaya geçiş yapmaya karar verdi ve kararını hızlıca hayata geçirdi.
Neyse ki aradaki makinesiz dönem –bana çok uzun gelse de- uzun sürmedi, kısa sürede yeni bir cicimiz oldu :)
Bu sürenin kısalığında; benim her sofra kuruşumda; “ya bu sofrayı da çekemedik :( hadi bunlar neyse de, Ramazan yaklaşıyor, iftar sofralarımızı çekemeyeceğiz” diye sürekli mızmızlanmamın payı var elbet :))

İşte benim kısa anlatımım da bu kadar oluyor :)
Benden tüm haberleri verdikten sonra, iftar sofralarımız için; pek çok fikir edinebileceğimiz, Ülkü’nün muhteşem sofrasına göz atalım, ne dersiniz…

Ülkü'nün Akşam Yemeği Sofrası-2

Ülkü’yü artık hepiniz tanıyorsunuz, soyadı Hüner değil ama Nagehan annem gibi, Siret ve Filiz yenge gibi “Hünerli Bayanlar” ekibinin bir parçası artık o da :)
Kurduğu muhteşem sofralar ve verdiği fikirlerle hazırladığımız tarifler ile bloguma ayrı bir renk katıyor sağ olsun.
Cumartesi günü, Ülkü’yü sabahtan aradım ve “akşam size geliyoruz” dedim, bu kadar geç haber vermemin tek nedeni ise bir hazırlık yapmasını engellemekti!
Cumartesi günü de çalıştığını bildiğim için, özellikle bir gün önceden bile aramadım.
“Bana söz ver” dedim, “hiçbir şey yapmayacaksın, biz de olduğu gibi, hep birlikte gireceğiz mutfağa, tavuk, makarna ve salata… Sonra film keyfi yapacağız”.
“Tamam, söz veriyorum” dedi, ben de inandım. Akşamüstü arayıp, “fotoğraf makinenizi de getiriyorsunuz değil mi? Sonra bücür makinem güzel çekemedi sofrayı diye ağlama” dediğinde biraz şüphelendim aslında ama yine de böyle bir sofra beklemiyordum.
Sözünü tutmadığı için Ülkü’ye kızgın mıyım? Evet! Konuşmuyoruz hala, küsüz :)

Ülkü'nün Akşam Yemeği Sofrası-5

Bizim evde hazırladığımız sofrayı, çok sosyetik bulan ve bütün gece; “aç kaldık” diye söylenen Antep’li iki kafadarın beğeneceği şekilde hazırlanmış bu kez Ülkü :)
Gavurdağı salatası, Acılı Ezme ve Haydari gelin gibi süzülüyordu masada.
Benim için zeytinyağlı taze börülce ve sofrada kaç çeşit olursa olsun, illa patates olmalı diyen eşim için de bolca kızarmış patates :) Daha ne olsun…

Ülkü'nün Akşam Yemeği Sofrası-3

Ülkü’nün Kahvaltı Sofrası'nı yayınladığımda, fotoğraflarda pek görünmemesine rağmen, dekorasyon konusunda sizlerden övgü dolu pek çok yorum geldi. Ben de bu kez mümkün olduğunca evi de katmaya çalıştım fotoğraflara :)
Ülkü bu konuda gerçekten çok ama çok zevkli bir hatun, ben bugün evleniyor olsaydım, evimi bir iç mimara teslim eder gibi kendisine bırakır ve bitene kadar da tek kelime müdahale etmezdim…

Yemekler

Gelelim en önemli kısma, yani yemeklere :)
Soframızda neler vardı?
  • Baharatlı Tavuk Kızartması
  • Pratik Perde Pilavı
  • Zeytinyağlı Taze Börülce
  • Haydari
  • Acılı Ezme
  • Sirkeli Patlıcan (Benden)
  • Gavurdağı Salatası
  • Patates Kızartması
  • İçli Köfte ve Etsiz Yaprak Sarması

İçli Köfte - Yaprak Sarma

Ülkü’de benim gibi kayınvalide konusunda çok şanslı. Derin dondurucusunda her daim İçli Köfte ve Yaprak Sarma olan şanslı kişileriz biz :)
Ani misafir geldiğinde yaprak sarmayı mikrodalga fırında çözdür, içli köfteleri de kızart, oldu bitti :)

Acılı Ezme

Acılı Ezme’nin tadı o kadar profesyoneldi ki, önce vakti çok az olduğu için dışarıdan satın aldı sandım ama tabi ki Ülkü’cüğüm yapmış :) Malzemeleri göz kararı koyduğu için ne yazık ki ölçü veremiyor. Ramazan ayında ben de acılı ezmeli kanepeler yapmayı düşünüyorum o zaman bu tarifi kullanacağım, oluşturduğum ölçüleri de sizlerle hemen paylaşırım.

Ülkü'nün kaleminden Acılı Ezme'nin malzemeleri;

  • Domates
  • Sivribiber
  • Salatalık
  • Sarımsak
  • Maydanoz
  • Domates Salçası
  • Biber Salçası
  • Karabiber, kuru nane, pulbiber, tuz
  • Zeytinyağı

Yapılışı

  • Tüm malzeme robottan geçirilir. Süzgeçten suyu süzülür ve ceviz ile servis yapılır. Ben kuru soğan koymadım, çok koku yapmasın diye isteyen soğan da koyabilir.

Garnitürlü Perde Pilavı (Yufka ile)

PRATİK PERDE PİLAVI (Hazır yufka ile)
Malum, iftar sofralarında mümkün olduğunca zengin görünümlü, şık yemekler sunmak istiyoruz konuklarımıza. Perde Pilavı’da bu lezzetlerden biri bence. İç pilavının; tavuk haşlanarak ve el oyalayıcı şekilde hazırlanması, hamurunun elde açılması, perde pilavını biraz göz korkutucu hale getiriyor.
Bu durumda; Ülkü’nün pratik perde pilavı imdadımıza yetişebilir.

Malzemeler (6 kişilik)

Yapılışı

  • Garnitürlü pilavı tarifteki gibi hazırlayın. 20 dk. kadar dinlendirin.
  • Orta boy bir borcamı ya da pasta kalıbını sıvıyağ ile hafifçe yağlayın, yufkayı serin. Pilavı içine koyun ve üzerini kaşıkla düzleştirin. Kanarlardan sarkan yufkayı üzerine kapatın. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında yufkanın üzeri iyice kızarıncaya kadar pişirin.

NOTLAR;

  • Kabı yağladığınızda içine kabuğu soyulmuş bademler serpiştirebilirsiniz. Görüntüsü gerçek perde pilavı gibi olur.
  • Pilavın içine kuş üzümü, tarçın gibi baharatlar ve haşlanmış tavuk eti ekleyebilirsiniz.
  • Ne kadar yüksek bir pilav isterseniz, o kadar küçük bir kap tercih etmelisiniz :)

Ülkü'nün Akşam Yemeği Sofrası-4

Siz sormadan ben söyleyeyim diye, Ülkü’ye sofrada kullandığı ürünlerin markalarını sordum :) Yemek takımı ve tüm servis tabakları; Karaca… Çatal, kaşık takımı; Hisar.
Peçeteler; Selpak… Peçete Halkaları; Zara Home…
Sürahi; Paşabahçe… Masa örtüsü ve kadehleri sormayı unutmuşum yalnız :(

Umarım; iftar sofralarınız için yararlı olmuştur bu yazı, hepimize hayırlı ramazanlar...

24 Haziran 2010

Safranlı Buğday Risotto

Safranlı Buğday Risotto

AYTAÇ'ın SARI ROZİTTO'su :))
Akşam Yemeği Sofrası'nın tariflerine devam...
Bu aralar madem Risotto'dan gidiyoruz, sıradaki tarif de bir Risotto çeşidi olsun dedim :)
Ülkü'nün Risotto'su bilinen klasik Risotto tarifine göre çok pratik. Orijinalindeki gibi; nişastasını salması için dakikalarca -kol uyuşma pahasına- karıştırmak yok.
Çünkü pirinçle yapılmıyor :)
Mantarlı Risotto tarifi verirken; bazı restoranlarda kıvamı sağlamak adına krema eklendiğini ama bunun yanlış olduğunu, kıvamın sürekli karıştırılarak verilmesi gerektiğini anlatmıştım.
Buğday Risotto'da ise; -adı üstünde buğday ile yapıldığı için- normalde pirincin nişastasının verdiği kıvamı, krema ile sağlıyoruz.

Tarif; buğdayın haşlanma kısmını saymazsanız çok çok pratik, neredeyse on, on beş dakikada hazır.
Misafirler sofrada beklerken bile hazırlayıp sunabilirsiniz, o derece...
"Telaş yapmak istemem" derseniz, bir iki saat önceden de hazırlayabilirsiniz, pişirdiğiniz tavada ya da mikro dalga fırında ısıtabilirsiniz, lezzetinden hemen hemen hiç bir şey kaybetmiyor, tecrübe ile sabittir.
Tahmin edeceğiniz üzere bu yemek beyler tarafından pek beğenilmedi...
Özellikle Aytaç, bütün gece; "anamın kırk yıllık dövme'sini allayın pullayın, rozitto diye koyun önümüze, olacak iş mi bu?" deyip durdu :)
Benim fikrim mi? Risotto seviyorsanız eğer; "kesinlikle deneyin, beğeneceksiniz" derim.

Malzemeler (4 kişilik)
  • 1 Su Bardağı (aşurelik) Buğday
  • 1 Adet Limon Kabuğu Rendesi
  • 1 Diş (ezilmiş) Sarımsak
  • 2 Tatlı Kaşığı Tereyağ
  • 1 Su Bardağı (200 ml.) Krema
  • 1 Tutam Safran
  • 1 Yemek Kaşığı Elma Sirkesi
  • 1/2 (yarım) Su Bardağı Parmesan Peyniri
  • Tuz - Karabiber

Yapılışı

  • Buğdayı yıkayın ve üzerini 2 parmak geçecek kadar kaynar su ekleyin. 1 Gece hava almayacak şekilde bekletin. (Düdüklü tencerenin içinde bekletmek, gayet iyi bir çözüm)
  • Ertesi gün suyunu süzmeden, buğdaylar yumuşayıncaya kadar, orta ateşte haşlayın. Suyunu çekerse kaynar su ekleyin. (Kaynatma işlemini düdüklü tencerede de yapabilirsiniz ama buğdayın çok haşlanıp, erimemesi gerekiyor, kontrollü olması açısından normal tencerede haşlamanızı öneririm)
  • Safranı; 1 yemek kaşığı sirkenin içinde bir saate yakın bekletin.
  • Haşlanan buğdayı süzün ve derin bir teflon tavaya alın.
  • Üzerine limon kabuğu rendesi, tereyağ ve sarımsağı ekleyin. Orta ateşte, sürekli karıştırarak, malzemelerin iyice karışıp, ısınmasını sağlayın.
  • Isınan ve tereyağı eriyen karışıma; kremayı ve sirkeli safranı ekleyin, tekrar ısınana kadar iyice karıştırın.
  • Parmesan peyniri, tuz ve karabiberi ekleyin, son kez karıştırıp, ateşten alın.
  • Sıcak servis edin.

Safranlı Buğday Risotto

ÜLKÜ'nün ÖNERİLERİ;

  • Buğday Risotto'nun içine dörde bölünmüş kiraz domatesler ekleyebilirsiniz, sunum olarak çok hoş oluyor.
  • Yine hoş bir sunum için; dilimlenmiş biberli yeşil zeytin ekleyebilirsiniz.
  • Kıvamı sağlamak ve lezzet vermek adına; tavuk suyu da ekleyebilirsiniz ama tavuk suyu çok yağlı olduğu için krema oranını eksiltmeyi unutmayın.
  • Safran'ı elma sirkesi yerine beyaz şarapta da bekletebilir ya da toz şekerle havanda ezerek renginin çıkmasını sağlayabilirsiniz.

15 Haziran 2010

Mantarlı Risotto

Mantarlı Risotto

İTALYA'DAN BİR YÖRESEL LEZZET :)
Bana aylar önce; "yapış yapış, sulu kıvamda, bildiğin lapa bir pilavı yiyeceksin amaa gel gör ki tadına bayılacaksın" deseler dünyada inanmazdım :)
Ama artık öyle, hakikaten risotto en sevdiğim yiyecekler arasında.
Fotoğraftan da anlaşıldığı üzere, henüz evde yapmadım....
Evde yapmadım ama bugüne kadar biri NutriCook ile olmak üzere üç kez risotto pişirdim.
İlki MSA'da verilen; "İtalyan Yemekleri" kursunda idi, eşim de yemek yapımında aktif olarak görev alıp, fotoğraf çekmeyince sizler ile o etkinliği detaylı paylaşamamıştım :)
İkincisi; NutriCook ile...
Üçüncüsü; Palm Yağı etkinliğinde, Şef.Serkan BOZKURT ile...
Özellikle ilk deneme de edindiğim bilgiler kelimenin tam anlamı ile altın değerinde...
Çünkü kursun konusu; "İtalyan Yemekleri" idi ve aşçımız bir İtalyan'dı !
İlk etkinlikte; Şef.Gabriel sayesinde edindiğimiz bilgiler ile diğer iki etkinlikte baya bir havamız oldu. Sağ olsun Gabriel Usta :)

Kendime bilgi saklamayı hiiç sevmem biliyorsunuz :) ne biliyorsam ya da ne öğrenmişsem en ince detaylarına kadar sizlere anlatmaya bayılırım.
Risotto konusunda da bu böyle olacak, öğretilen her kelimeyi her püf noktayı anlatacağım, sizler de evinizde bazı temel noktalara dikkat ederek kolaylıkla risotto pişirebilin diye...
Temel noktaların haricinde, ufak tefek değişiklikler her zamanki gibi hayal gücünüze ya da evdeki malzeme durumunuza göre değişir.
İster şaraplı yaparsınız ister elma sirkesi ile. İster safran koyarsınız, isterseniz zerdeçal...
Mantarlı ya da etli, taze otlu ya da sade...
Parmesan en çok yakışanı ama isterseniz taze kaşar ya da İzmir tulumu ile...
Tamamen size kalmış.
Olmazsa olmazları aşağıda liste halinde yazdım, unuttuğum ya da atladığım bir şey olursa yorumlarda yanıtlarım nasıl olsa :)
Yalnız tarifi yazarken bir kez daha emin oldum ki, risotto blogumda kesinlikle "videolu tarif" olarak yer almalı, anlatması çok uzun, göstermesi çok daha kısa sürecek bir tarif çünkü.
Bilemiyorum mesaj alındımı Serkan bey? :))

Malzemeler (2 kişilik)
  • 160 Gr. Arborio Pirinci
  • 1 Adet (orta boy) Soğan
  • 1 Yemek Kaşığı (tepeleme) Tereyağ
  • 750 ml. Tavuk Suyu
  • 3-4 Adet Mantar
  • 2 Yemek Kaşığı (rendelenmiş) Parmesan Peyniri
  • 1-2 Dal Taze Nane
  • 1 Tutam Zerdeçal (isteğe bağlı)
  • Tuz

Yapılışı

  • Soğanı minik minik yemeklik doğrayın.
  • Derin bir teflon tavaya, tereyağını ve soğanları koyun, orta ateşte sürekli karıştırarak 2-3 dk. kavurun.
  • Soğan pembeleşip şeffaflaşınca, pirinci -yıkamadan- ekleyin ve 1-2 dk. sürekli karıştırarak kavurun.
  • Tavuk suyunu kaynatın ve ateşi kısın, tavuk suyu ocağın üstünde ve sürekli kaynar durumda kalmalı.
  • Pirinçler kavrulunca, bir kepçe kaynar tavuk suyu ekleyin ve hiç bırakmadan geniş daireler çizerek sürekli karıştırın.
  • 1-2 dk. sonra pirinçler suyunu çekince (kıvamını anlamak için ortasına çizik yapın, 1-2 saniyede birleşiyor ise yeni su ekleme zamanı gelmiş demektir) tekrar bir kepçe tavuk suyu ekleyin.
  • Tavuk suyu ekleme ve sürekli karıştırma işlemine; pirinçlerin uç kısımları yumuşayıp, ortaları hafif sert oluncaya kadar devam edin.
  • Pirinçler hafif dişe gelecek şekilde yumuşadığında ince ince dilimlediğiniz mantarları ekleyin, karıştırmaya devam edin.
  • Risottonun suyunu tam olarak çekmesine izin vermeyin.
  • 2-3 dk. sonra -mantarlar da pişince- tuz, ince kıyılmış nane, zerdeçal ve parmesan peynirini ekleyin ve hemen ocağı kapatın.
  • Son kez iyice karıştırarak tüm malzemelerin özleşmesini sağlayın.
  • Hiç bekletmeden sıcak servis yapın.

NOTLAR;

  • Risotto; nişasta oranının yüksekliği nedeniyle Arborio pirinci ile yapılıyor, diğer pirinçler ile denemenizi önermiyorum. Arborio pirinci büyük marketlerde bulunuyor ama fiyatı ne yazık ki biraz pahalı :(
  • Pirincin miktarı bir kişi için; 80 gr. olarak hesap ediliyor, ama dört kişilik risotto yapacaksanız 200 gr. gayet yeterli.

Risotto Malzemeleri

  • Risotto yaparken; ocağı kapatıncaya kadar sürekli karıştırmanız gerekli. Bu işlemi hızlıca, geniş daireler çizerek ve hep aynı yöne yapmalısınız, pirincin içindeki nişastayı salıp, olması gereken kıvama ulaşması için bu işlem şart.

risotto3

  • Bazı restoranlarda; -karıştırma kısmı çok el oyalayıcı olduğu için- pratik olması açısından, kıvamı tutturmak için krema ekleniyormuş ama orjinal tarifte kesinlikle krema yok. Kıvamı sürekli, aynı yöne karıştırarak, pirincin saldığı nişasta ile sağlamalısınız.

Snn Risotto

  • Kıvamı test etmek için, servis tabağına bir kepçe risotto koyun, bir elinizle tabağı oldukça dik tutup, yavaş yavaş çevirirken, diğer elinizle alttan tokatlayın :) Risotto yavaşça akıyor ve tabağa yayılıyorsa olmuş demektir.
  • Tavuk suyunuz yok ise, tavuk bulyonlu su da kullanabilirsiniz, o zaman tuz eklerken dikkatli olun ve soğanları kavururken eklediğiniz yağı biraz arttırın. Tavuk suyu çok yağlı olduğu için, soğanları kavururken çok az yağ ekleniyor.
  • Soğanı kavururken; tereyağ yerine sıvıyağ da kullanabilirsiniz.

Safranlı Risotto yapmak için;

  • 1/2 (yarım) çay bardağı beyaz şarap ya da elma sirkesi'nin içine bir tutam safran koyun ve yarım saat kadar bekletin. Tavuk suyu ekleme işlemi başlarında -örneğin; 2. kepçeyi eklerken- ekleyin.

31 Aralık 2009

Kestaneli İç Pilav

Kestaneli İç Pilav

YILBAŞI SOFRASI İÇİN SON ÖNERİ :)
Kestaneli pilavı yapalı epey oldu biliyorsunuz, hatta ilk iki yaptığım, fotoğrafı çekilemeden tükendi.
Özellikle yılbaşından önce yayınlamak istiyordum ve neyse ki bu kez tarif tembelliğime kurban gitmedi :)
Yılbaşı sofrasında; kestaneli iç pilavla doldurulmuş, şöyle heybetli bir hindi hazırlamak isteyen hanımlar, bu tarif sizin için :)
Benim hindi eti ile aram hiç bir zaman iyi olmadı ne yazık ki, eğer yaparsam, aynı yemeğin tavuk versiyonunu uygulamayı düşünüyorum :)
İç pilav tarifi için, dergiler de ve internette kısa bir araştırma yaptım önce. Açıkçası tariflerin çoğu aklıma yatmadı, ya çok şekerli idiler, ya çok üzümlü, tarçınlı, hatta ciğerli !
Ben malzemeleri ve ölçüleri kendi damak tadımıza göre değiştirdim. Soğan zaten tatlı ve karamelize bir tat verdiği için, şeker miktarını azalttım. Üzüm olarakta sarı üzüm ve kuş üzümünü birlikte kullanmak yerine yanlızca kuş üzümü kullandım.
Bir çok tarifte; "kestaneleri haşlayıp, soyun" gibi bir ifade kulanılmış ama ben kendi adıma hiç bir zaman haşlanmış kestaneyi bütün olarak soymayı başaramam :)
Bu nedenle her zamanki gibi fırınladım.

Eskiden de, annem kestaneleri haşladığında, içini sıyırarak yemeye çalışır ve; "ziyan ettin yine onca parayı" diye kızardım:)
Şimdi yeni nesile tuhaf geliyordur ama, kestane, muz, kivi gibi yiyeceklerin çok pahalı olduğu ve nadir satın alındığı bir nesilden geliyorum ben :)
Küçüklüğümde, yanlızca yılbaşı sofrasında, hem zeytinyağlı sarma hem amerikan salatası, hem de muz ve kuruyemiş olurdu :)
O yüzden bu yaşımda hala, nerede mükellef şekilde hazırlanmış bir sofra görsem; "aa yılbaşı sofrası gibi olmuş" derim :) Yani bilinçaltım söyletir bunu, ben ne kadar engel olmaya çalışsam da :)
Önceleri bunun yanlızca maddiyat ile ilgili olduğunu sanırdım, ancak, şimdiler de -yani bu yaşımda ve evli biri olarak- düşünüyorum da yanlızca maddiyat değil.
Ondokuz yaşında evlenen, hayatı boyunca çalışan, benim yaşıma geldiğinde neredeyse liseye başlayacak yaşta çocukları olan annem, her gün bu kadar çok çeşitli bir sofrayı hangi arada hazırlayabilirdi ki.
Annem; "bir çok şeyi anne olunca anlayacaksın ancak" der hep, ben şimdiden anlıyorum bile kimbilir anne olunca daha neler neler anlayacağım :)

Heyhatt ! kestaneden nerelere geldim, amma yazasım varmış :)) Toparlayalım...
Kestaneli pilav süper, eşim de dahil "on numara olmuş" demeyen yok.
Şimdiden afiyet olsun...

Malzemeler
  • 2 Su Bardağı Pirinç
  • 3 Su Bardağı Su
  • 1 Adet (orta boy) Soğan
  • 1 Çay Bardağı Sıvı Yağ
  • 2 Yemek Kaşığı Kuş Üzümü
  • 20 Adet Kestane
  • 1 Tatlı Kaşığı (silme) Şeker
  • 15-16 Dal Dereotu
  • 1 Adet Tavuk Bulyon
  • Tuz, Karabiber
Yapılışı
  • Pirincin üzerine 4-5 parça limon doğrayıp, 1 tatlı kaşığı tuz serpin. Üzerini bir parmak geçecek şekilde, kaynar su ile ıslatın. Yarım saat beklettikten sonra, musluğun altında akan suyu berraklaşıncaya kadar yıkayın ve süzün.
  • Kuş üzümlerinin saplarını ayıklayıp, iyice yıkayın, 5-10 dk. kadar ılık suda bekletip süzün. (kuş üzümünde en az ıspanak kadar kum olduğunu unutmayın :) çok iyi yıkamaya özen gösterin)
  • Kestaneleri ortasından çizin ve -kesinlikle ıslatmadan- 200 derece ısınmış fırında 30 dk. kadar fırınlayın. Sıcakken kabuklarını soyun.
  • Soğanı minik minik yemeklik doğrayın.
  • Teflon tencereye, sıvı yağı koyup, ısıtın. Soğanları ekleyin ve 2-3 dk. soğanlar şeffaflaşıp, sararana kadar kavurun.
  • Kavrulan soğana, pirinçleri ve kuş üzümünü ekleyin ve 4-5 dk. pirinçlerin uçları şeffaflaşana kadar kavurun.
  • Ayrı bir kapta, 3 su bardağı kaynar suda, ıslatmak için kullandığımız limonların suyu, şeker, bulyon ve karabiberi eritin. (tuz ve karabiberde ölçü vermiyorum, damak tadına göre ekleyin)
  • Kavrulan pirince, sulu karışımı ve kestaneleri ekleyin. Bir kez karıştırın.
  • 1 dk. orta ısıdaki ateşte daha sonra kısık ateşte 8-10 dk. kadar pişirin.
  • Pilav suyunu çekince, ocağı kapatın ve ince ince kıydığınız dereotunu serpin.
  • Üzerine bir kağıt havlu koyarak, kapağını kapatın ve 15-20 dk. dinlendirin, servis edeceğiniz zaman pilavı karıştırarak, dereotunun içine karışmasını sağlayın.

Kestaneli İç Pilav

& Tüm sevdiklerimin, büyüklerimin, küçüklerimin, blog komşularımın yeni yılını en içten duygularımla kutlarım. Umarım, yeni yıl hepimize, önce sağlık, sonra huzur ve bol bereket getirir. Tüm hastalara şifa, kiracılara ev, isteyen herkese bebek nasip olur inşallah :)

& Hem yorumları, hem de mailleri ile hatta kart atarak yeni yılımı kutlayan tüm blog dostlarım, hepinize tek tek maille dönmeye çalıştım ama buradan da bir kez daha teşekkür ediyorum. İyiki varsınız...

17 Aralık 2009

Sade Pirinç Pilavı

Sade Pirinç Pilavı

TEMEL PİLAV TARİFİ :)
Hadi itiraf edin, pirinç pilavı başlığını okuyunca, normalde, sadece fotoğrafa bakıp çıkan, yazıları okumaktan sıkılan :) kişiler bile merak edip yazıyı okumaya karar verdi, değil mi?
Üç yıldır blog yazan, sadece pilav kategorisinde bile, hemen her çeşit pilav bulunan biri, neden çıkıpta sade pirinç pilavı yazsın?
Yanıtı çok basit, Pandispanya Dosyası'nı neden hazırladıysam, bu tarifin veriliş nedeni de o :)
Eşim çok sevdiği için, sade pirinç pilavını çok yaparım.
Misafirlerimize de, genellikle çoğu yemeğin yanına yakıştığı için yaparım.
Sizlerle bir davet sofrası paylaştığımda, eğer sofrada pirinç pilavı var ise; ya Sebzeli Pirinç Pilavı'na yada detaylarını uzun uzun anlattığım için; Dereotlu Mantarlı Pilav'a link veriyordum.
Not olarak ise; yapılışı aynı, sadece şu malzemeyi çıkarın veya ekleyin diyordum.
Yada üşenip hiç link vermiyordum, kafa karışmasın diye :)
Sonuç olarak, ben üç yıl önce, henüz yeni evliyken pilav yapmasını bilmiyordum, öğrendiğim en küçük bilgi bile benim için altın değerinde idi.
Her zaman, bir yerlerde, bir yeni evli olacak öyle değil mi ? :)

Malzemeler
  • 2 Su Bardağı Pirinç
  • 3 Su Bardağı Su
  • 1/2 (yarım) Limon
  • 1 Tatlı Kaşığı Tuz
  • 6 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
  • 1/2 (yarım) Çay Kaşığı Şeker
  • 1 Adet (tavuk) Bulyon

Yapılışı

  • Pirinci derin bir kaba koyun, üzerine yarım limonu iri iri doğrayın ve 1 tatlı kaşığı tuzu serpin. Pirinci bir parmak geçecek kadar kaynar su ekleyin. Yarım saat (suyu ılık olana kadar) bekletin.
  • Pirinci süzün ve musluğun altında, pirinçten akan su, berraklaşıncaya kadar yıkayın.
  • Teflon tencereye, sıvıyağı koyup ısıtın (dikkat edin yanmasın, sadece ısıtın) pirinci ekleyip, kavurmaya başlayın. Sürekli karıştırarak, pirinçlerin uç kısımları şeffaflaşana kadar kavurun.
  • Ayrı bir kapta, 3 su bardağı kaynar suda bulyonu eritin. Pirinci ıslatırken kullandığınız limonların bir kısmını da suyun içine sıkın, şekeri ekleyin.
  • Kavrulan pirince, sulu karışımı ekleyin. Bir iki kez karıştırın.
  • 1 dk. kadar hızlı ateşte, daha sonra ateşi kısarak 8-10 dk. kadar pişirin. Pirinçlerin üzeri göz göz olup, suyunu çekince ocağı kapatın.
  • Kapağın altına kağıt havlu koyarak, 15 dk. kadar demlenmesini sağlayın.

NOTLAR;

  1. Pilavın ideal ölçüsü genellikle bire bir buçuktur. Yani pirinci hangi kap ile ölçüyorsanız (su bardağı, çay fincanı, kase vs.) suyuda aynı kap ile eklerseniz, pilavı tutturmada bir sorun yaşamazsınız.
  2. Pilavda tereyağ kokusunu seviyorsanız, her zaman sonradan eklemenizi öneririm. Yani pilavı yukarıda anlattığım gibi sıvıyağ ile yapın, ocağı kapatıp, dinlemeye bırakacağınız sırada bir yada iki yemek kaşığı kadar tereyağını minik minik parçalar halinde üzerine serpin ve o şekilde dinlendirin. Kavururken tamamen tereyağ ile, yapsanız bile, sonradan eklediğiniz kadar yoğun bir aroma vermiyor.
  3. Pilavda bulyon tadını çok sevdiğim için bazen iki tane ekliyorum, bir tane eklediğimde, çok az daha tuz ekliyorum ama iki tane bulyon eklerseniz sakın tuz eklemeyin.
  4. Pilavın suyuna, tavuk suyu ekleyecekseniz, aynı oranda suyu eksiltin ve hatta kavururkenki yağ miktarınıda biraz azaltın.
  5. Pirinci ıslatırken eklediğimiz limon, ve pişirirken eklediğimiz limon suyu ve şeker pilavın beyaz ve parlak olmasını sağlıyor. (tadında herhangi bir fark yaratmıyor)
  6. Pilavı aynı aşamaları kullanarak yapıp, ateşi kısma aşamasında 3-4 yemek kaşığı konserve mısır eklerseniz; MISIRLI PİLAV olur.
  7. Pilav pişip, ocağı kapattığınızda 2 yemek kaşığı kadar kıyılmış dereotu eklerseniz, MISIRLI DEREOTLU PİLAV olur.

16 Aralık 2009

Arpa Şehriyeli Pilav

Arpa Şehriyeli Pilav

MİNİK FARKLI SADE PİLAV :)
Yine yapımı çok kolay ama aynı; Sade Pirinç Pilavı gibi arşivimde mutlaka olmasını istediğim bir pilav bu.
Evlenene kadar annem her şehriyeli pilav yaptığında; "sade yapsaydın keşke" diye burun kıvıran ben, artık sırf değişiklik olsun diye, arpa şehriyeli de sık sık yapıyor ve severek yiyorum.
"Arpa şehriyeli pilavı tutturmak daha kolaydır" der annem hep.
Diğer pilavda az da olsa lapa olma ihtimali olur ama arpa şehriye de, bir miktar su çektiği için pilavı garantiler :)
Pilavı yanlızca arpa şehriye ile değil, farklı modelde şehriyeler ile de yapabilirsiniz.
Hele şimdi çocuklara özel, harfli, tekerlekli şehriyeler bile çıkmış :) eğlenceli pilavlar hazırlayabilirsiniz bu şehriyeler ile.
Şehriyenin yarısını kavurup, diğer yarısını pirinçler kavrulduktan sonra ekleyebilir ve üç renkli pilav yapabilirsiniz.

Malzemeler
  • 2 Su Bardağı Pirinç
  • 3,5 Su Bardağı Su
  • 1 Çay Bardağı Arpa Şehriye
  • 1/2 (yarım) Limon
  • 1 Tatlı Kaşığı Tuz
  • 6 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
  • 1/2 (yarım) Çay Kaşığı Şeker
  • 1 Adet (tavuk) Bulyon

Yapılışı

  • Pirinci derin bir kaba koyun, üzerine yarım limonu iri iri doğrayın ve 1 tatlı kaşığı tuzu serpin. Pirinci bir parmak geçecek kadar kaynar su ekleyin. Yarım saat (suyu ılık olana kadar) bekletin.
  • Pirinci süzün ve musluğun altında, pirinçten akan su, berraklaşıncaya kadar yıkayın.
  • Teflon tencereye, sıvıyağı koyup ısıtın (dikkat edin yanmasın, sadece ısıtın) arpa şehriyeyi ekleyip, kavurmaya başlayın. Şehriyelerin rengi, kahverengiye dönünce, pirinçleri ekleyin ve pirinçlerin uç kısımları şeffaflaşana kadar kavurun.
  • Ayrı bir kapta, 3,5 su bardağı kaynar suda bulyonu eritin. Pirinci ıslatırken kullandığınız limonları da suyun içine sıkın, şekeri ekleyin.
  • Kavrulan şehriyeli pirince, sulu karışımı ekleyin. Bir iki kez karıştırın.
  • 1 dk. kadar hızlı ateşte, daha sonra ateşi kısarak 8-10 dk. kadar pişirin. Pirinçlerin üzeri göz göz olup, suyunu çekince ocağı kapatın.
  • Kapağın altına kağıt havlu koyarak, 15 dk. kadar demlenmesini sağlayın.

13 Kasım 2009

Arpa Şehriye Pilavı

Arpa Şehriye Pilavı

PİLAV GÖRÜNÜMLİ MAKARNA...
Aslında başlığı bu şekilde değil; "simple in the best / basit en iyidir" şeklinde yazmayı planladım, sonra bunu daha küçük harflerle yazmaya karar verdim, kıyamadım kendime bu kadar yüklenmeye :)
Ama yüklenmem lazım biraz, silkelenip kendime gelmem lazım. Ne bileyim, bir mantı açmalıyım örneğin, bir cheesecake yapmalıyım, bir mercimekli köfte, bir kadınbudu köfte olsa arşivimde fenamı olur. Yada baklava yufkasını sürekli börek yaparak bitireceğime, bir sütlü nuriye yapsam da afiyetle yesek... Hmm kulağa çok hoş geliyor ama nerede o cengaver :)
O kadar basit şeyler yapıyorumki son zamanlarda. Aslında her akşam mutfağa giriyor, akşam yemeği ve ofis için öğle yemeği hazırlıyorum bir kaç çeşit. Ama çok bilindik sebze yemekleri; Kıymalı Makarna, Mercimek Çorbası, Mısırlı Pilav, Arpa Şehriye Pilavı vs.
Bloga da bunları ekliyorum haliyle :)

Blogun diğer hünerli bayanları da pek meşgul bu aralar. Siret yenge, kızı için düğün telaşında, Filiz yenge'de minik Feyza'sı ile ilgileniyor. Yani bir yöresel lezzet yapalım da, Müge'de bloguna eklesin diyemiyorlar :)
Bu arada, unutmadan haber vereyim, çok güzel bir parti ile davet ettiğimiz :) Feyza kızımız 11.11.09 da dünyaya geldi. Şipşirin, çok yaramaz bi hatun :)
Herkese, güzel dilekleri, duaları için bir kez daha teşekkür ediyorum, hepsi kabul oldu çok şükür ve kızımız çok sağlıklı bir şekilde aramıza katıldı.

Konuyu nasıl tarife bağlayacağım bilemiyorum şu anda :))
Bu yemeğin, görüntüsünden dolayı adı pilav ama aslında bir makarna. Ben sık sık yapıyorum, özellikle biber dolması yada yaprak sarma var ise sofrada çok güzel oluyor.
İki renkli yapma fikrini, Emel Abla'dan öğrendim, kendisinden pek çok fikir ediniyorum, usta bir aşçı çünkü.
Emel Abla, bu tarifi margarin ve tereyağ ile yapıyor ben ise sıvıyağ ile. Su miktarını da zamanla üç bardak olarak kesinleştirdim.
İşten gelince, çok kolay bir şekilde hazırlayıp, demlenme süresi olmadığı için, pilavdan daha kısa sürede servis edebileceğiniz, çok pratik bir yardımcı yemek.

Malzemeler
  • 2 Su Bardağı Arpa Şehriye
  • 3 Su Bardağı (kaynar) Su
  • 4 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
  • 1 Adet Tavuk Bulyon

Yapılışı

  • Öncelikle kaynar suyun içinde, bulyonu eritin.
  • Yağı biraz ısıtın ve 1 su bardağı şehriyeyi ekleyin. Orta ateşte, sürekli karıştırarak, rengi kahverengiye dönünceye kadar kavurun.
  • Kavrulan şehriyeye, kalan şehriyeyi ve bulyonlu suyu ekleyip, bir iki kez karıştırın.
  • Harlı ateşte, 1 dk. daha sonra ateşi kısarak, 10-15 dk. suyunu çekene kadar pişirin.

Arpa Şehriye Pilavı

  • Pilavda tereyağ kokusundan hoşlanıyorsanız, piştikten sonra (ateşi kapatır kapatmaz) bir tatlı kaşığı kadar tereyağını, fındık büyüklüğünde parçalar halinde üzerine serpin. Bir beş dk. kadar beklettikten sonra karıştırın.
  • Pilavın tuzu için bulyon yeterli oluyor ama siz damak zevkinize göre, kaynar suya tuz ekleyebilirsiniz.

04 Kasım 2009

Kıymalı Makarna Sosu

Kıymalı Makarna Sosu

ŞİPŞAK AKŞAM YEMEĞİ :)
Hem çok doyurucu, hem çok besleyici, sunumu şık ve gösterişli, üstelik işten gelince toplam hazırlama süresi on beş dakika ! Daha ne olsun ? Bir yemekten daha fazla ne beklenir ki :)
Kıymalı makarna; benim çok sıklıkla yaptığım, bir hafta içi akşam yemeği.
Makarnayı ana yemek olarak kabul etmeyen eşim bile bir tabak yediğinde; "tıka basa doydum" der :)
Bazen üzerine sarımsaklı yoğurt hazırlayıp, eklerim. Çok zengin bir mantı olur, açık mantı :)
Bugüne kadar yayınlanmama sebebim, tarifin çok basit olduğunu düşünmem idi. Birde yapar yapmaz, sıcak sıcak yiyor olmamız. Fotoğraf çekerek soğutmak istemedik hiç.
Geçen akşam, tabakları yarılamışken, ben yine mırıl mırıl söyleniyordum; "şu makarnanın da bir fotoğrafını çekemedik" "belki yayınlarım, belli mi olur" vs.vs.
Eşim de en sonunda dayanamayıp; "tamam kendi tabağımı çekeyim, böyle yarım şekilde, ama sadece bir poz, sonra yok birde şu açıdan çekelim, acaba birde üsttenmi çekseydik yok, anlaştıkmı ?" dedi :)
Artık fotoğraf çekme konusunda, eşim kendini aştı diyebilirim,her çektiği kare inanılmaz memnun ediyor beni, bu yüzden teklifine bayılarak evet dedim, sonuç ortada :)
İsterseniz işten gelince akşam yemeği olarak, isterseniz misafir davetlerinizde zengin bir yardımcı yemek olarak sunabilirsiniz.
Salça olarak, patatesli börek yazısında söylediklerimi yinelemek istiyorum, kullandığınız biber salçası Antep-Kilis civarından ev yapımı biber salçası olursa, bu makarna olağanüstü oluyor. Hazır biber salçası kullanacaksanız mutlaka paprika sos ile destekleyin.
Kıyma olarak, yağsız dana etine yüzde otuz oranında kuzu eti ekletip, birlikte çektiriyoruz. Bu şekilde hazırlanan kıyma ile, köfte harika oluyor ve makarnaya da çok yakıştı.

Malzemeler
  • 1/2 (yarım) Paket Makarna
  • 250 Gr. Kıyma
  • 1 Adet (mandalina kadar) Kuru Soğan
  • 2 Diş Sarımsak
  • 1 Adet Sivribiber yada Köy Biberi
  • 1 Yemek Kaşığı Domates Salçası
  • 1 Yemek Kaşığı Biber Salçası
  • 5 Yemek Kaşığı Zeytinyağ
  • 1 Çay Bardağı (makarnayı haşladığınız) Su
  • 15-20 Dal Maydanoz
  • Tuz - Karabiber

Yapılışı

  • Makarnayı, kaynamakta olan bol tuzlu suya ekleyin ve 8-10 dk. haşlayın. Makarna haşlanırken siz sosu hazırlayın.
  • Bir tavaya, zeytinyağını koyup, ısıtın. Sarımsağın birini kabuğunu soymadan, hafifçe çıtlatın. Isınmış yağa atıp, sürekli çevirerek kızartın. Kabuğu turuncu olunca, sarımsağı yağdan çıkartın. Sarımsak yağa aromasını bırakıyor, bu şekilde.
  • Sarımsak aromalı yağa minik minik yemeklik doğradığınız soğan ve biberi ekleyin. Sürekli karıştırarak, soğanlar şeffaflaşıp, sararıncaya kadar kavurun.
  • Kıymayı ekleyin ve 4-5 dk. daha karıştırarak kavurun.
  • Kıyma pişince, salçaları ekleyin ve 1 dk. kadar daha kavurun. Diğer sarımsağı, ince ince dilimleyip karışıma ekleyin.
  • Makarnanın haşlandığı sudan bir çay bardağı alıp, kıymalı karışıma ekleyin. Tuz ve karabiberi ekleyin, 1 dk. kadar pişirip, ateşi kapatın.
  • Minik minik kıydığınız maydanozları ekleyip, karıştırın.
  • Makarnayı süzün ama sudan geçirmeyin.
  • Süzülen makarnayı, sosa ekleyip, karıştırın ve sıcak servis yapın.

Kıymalı Makarna Sosu

Yemeği, hemen servis etmeyecekseniz, makarnayı ve sosu ayrı ayrı bekletin, servis edeceğiniz zaman ikisinide ısıtıp karıştırın.

17 Nisan 2009

Domatesli Pilav

Domatesli Pilav

DOMATES SHOWER :)
Madem artık, bebek doğmadan önce, baby shower yapıyoruz, bende domatese bir shower yapayım dedim :) E nede olsa eli kulağında, geldi geliyor, güzelim yaz domatesleri :)
Bu mevsimde nereden çıktı şimdi, domatesli pilav diyorsunuz değilmi? Çünkü bu pilav ancak kıpkırmızı lezzetli yaz domatesleri ile güzel olur, kış domatesleri bırakın lezzet katmayı, doğru dürüst renk bile vermez:)
Haklısınız, ama inanın bu pilav bir kaç gün önce ve yaz domatesi ile yapıldı :)
İki kişilik ailemiz için, geçen yaz buzluğa stokladığım rendelenmiş domatesleri, közlenmiş patlıcanları, menemenlikleri bir görseniz, sanırsınız savaş çıkacak, kıtlık olacak :) Bir heves doldurmuşum işte...
Son bir aydır, hızlı bir şekilde tüketiyoruz yaptıklarımı, yenileri için yer açılsın diye.

Domatesli pilavı çok severim, babamda harika yapar ama tek sorun ölçüsüz göz kararı yapması.
Ben bir kaç kez uydurma yöntemler ile denedim, önce pirinci kavurup sonra domatesi ekleyerek kavurmak yada tam tersi önce domatesi kavurup, sonra pirinci ekleyerek kavurmak vs. vs..
Ne yaptıysam, babamın lezzetini yakalayamadım, domates tadı ve kokusu alamıyordum pilavda :)
Geçen akşam anneme telefon açtım ve babamın nasıl yaptığını anlatmasını istedim, ölçüleride kendim ayarlayacaktım. Önce tarif pek aklıma yatmadı açıkçası, "pirinçleri kavurmadan nasıl olur ki?" dedim ama yinede uyguladım.
Sonuç; muhteşem ! Aynı tadı tutturdum :) Yöntem; bulgur pilavı yapar gibi ama sonuç kesinlikle tane tane mis gibi domates kokulu pirinç pilavı.

Malzemeler
  • 2 Su Bardağı Pirinç
  • 1 Su Bardağı Rendelenmiş Domates
  • 3 Su Bardağı (kaynar) Su
  • 1 Çay Kaşığı Şeker
  • 1 Adet Tavuk Bulyon
  • 1/2 Çay Bardağı Sıvı Yağ

Yapılışı

  • Pirincin üzerine 2 tatlı kaşığı tuz ve 2-3 dilim limon koyarak, üzerini geçecek kadar kaynar su ile ıslatın. Yarım saat kadar sonra, limonları alarak, musluğun altında, bol su ile akan su berraklaşıncaya kadar yıkayın.
  • Sıvı yağ ile domates rendesini, 2-3 dk. orta ateşte kavurun.
  • Ayrı bir kapta, kaynar su, şeker, bulyon ve bir kaç damla limon suyunu (pirinci ıslatırklen kullandığınız limon parçalarının suyu da yeterli olur) karıştırın. Bu aşamada bulyon kullanmak istemezseniz, damak zevkinize göre tuz ekleyin.
  • Kavrulmakta olan domates rendesinin üzerine, sulu karışımı ekleyin ve kısık ateşte, tencerenin kapağı kapalı olarak 1-2 dk. kaynatın.
  • Yıkanmış, süzülmüş pirinçleri kaynamakta olan domatesli suya ekleyin, çok az karıştırın.
  • 2-3 dk. yüksek ateşte, daha sonra ocağın altını kısarak 10-15 dk. pişirin.
  • Pilav suyunu çekince ocağı kapatın ve kapağın altına bir peçete koyarak, 10-15 dk. dinlendirin.

Domatesli Pilav

Bu yazıyı yazarken, kendime o kadar çok güldüm ki, sizinlede paylaşmak istedim. Yani, bir yoğurtlu kek, bir makarnalı börek, bir domatesli pilav için bu kadar uzun yazı yazabilen ben, bu blogda kendi ellerimle yaptığım bir mantı, bir yaprak sarma hatta bir cheesecake için ne yazacağım acaba ? :)) Çok merak ediyorum çok :)

İLAVE NOT:)

& Tarifi sizlerle paylaştıktan sonra, pilavın sunum şekli ile ilgili gelen, değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim. İnanın çok çok mutlu oldum. Hatta, bana bir e-posta ile fotoğraf göndererek, "hafta sonu pilavı yaptım ve aynı sizin gibi yıldızlı sundum :)" diyen yorum, beni bütün gün gülümsetti.

& Yıldız şeklindeki kalıp ile ilgilide sorular geldi. Kullandığım kalıp; Softbowl silikon kek kalıpları. İsterseniz tek tek, isterseniz dörtlü şekilde satılıyor. Sadece yıldız değil, kalp, yuvarlak ve dilimli kek modelleride var. Bu sevimli kalıplar ile, yanlızca mini kek değil, çeşitli sütlü tatlıları, jöleleri, pudingleri ve hatta davet sofralarınızda pilav yada patates pürelerinizi sunabilirsiniz.

& Daha detaylı bilgi almak isterseniz; Softbowl web sayfasını ziyaret edebilir yada
0212-659 47 80 nolu telefondan Sn.Nurcihan Avcı ile görüşebilirsiniz.

12 Mart 2009

Akşam Yemeği Sofrası

Fatoş'un Sofrası

FATOŞ'UN LEZZETLİ SOFRASI...
Hafta sonu eşimle çok şık ve çok lezzetli bir sofraya konuk olduk. Blogumu düzenli takip edenler, bazı isimlere artık aşinalar. Fatoş gibi, Ahmed gibi :)
Fatoş, çok eski bir arkadaşım -artık yılını söylemekten çekineceğim kadar- ve paylaştığımız çok anı, birbirimizden öğrendiğimiz çok şey var.
Benim, -hani şu çok beğendiğiniz, sofralarım, sofra aksesuarlarım var ya- işte onların temelidir Fatoş. Evlenmeden önce bekar yaşadığı evinde bile, birbirinden güzel tabaklar, bardaklar kullanır ve ikramlarını çok şık yapardı hep.
Benim bir alışveriş merkezine girdiğimde, hiç bir yere bakmadan doğruca Paşabahçe ve Mudo'ya girmemin ve hiç bir şey almayacak bile olsam, "acaba yeni neler gelmiş?" diye şöyle bir bakınmamın da temelleri yıllar önce Fatoş tarafından atılmıştır.
"Mutfakta sadece kek, kurabiye yapılmaz, aynı zamanda yemek de pişirmek gerekir" şeklindeki fırçaları :) sonunda işe yaramış ve beni yemek de yapabilir hale getirmiştir :)
Hamarat arkadaşım hem uzun zamandır evli ve hemde "kariyer de yaparım, çocuk da yaparım, mis gibi de ev çekip çeviririm" atasözünün cap canlı bir örneği :)
Hafta sonu bizi mükemmel şekilde ağırladı, yemeklerinin hepsi birbirinden lezzetli idi, gitmeden önce "ben rejimdeyim, sadece et veya kereviz yiyebilirim" dedim ama.... Nerdee?
Tıka basa yedim hepsinden, hele makarna ! İki tabak yedim, pişmanmıyım ? Hayır :) dört gündür kereviz ve bamya yiyorum, açığı kapatmak için :)

Soframızda nelermi vardı?
  • Kırmızı Biberli Mercimek Çorbası
  • Kekikli Biftek - Patates Kızartması
  • Kremalı Parmesan Peynirli Makarna
  • Mevsim Salata
  • Peynirli Börek
  • Portakallı Zeytinyağlı Kereviz

Kremalı Parmesan Peynirli Makarna

KREMALI PARMESAN PEYNİRLİ ve FESLEĞENLİ MAKARNA
Makarnanın ismini yazmak, yapılış süresinden daha uzun onu belirteyim :)
Yapımı neredeyse makarna haşlama süresi kadar. Çok pratik ama inanılmaz lezzetli oluyor.
Eğer sizde dışarda yemek yerken makarnayı ana yemek olarak kabul edip, sipariş ediyorsanız :) ve benim gibi yoğun, babamın tabiriyle yerken ağzınızın içine bulaşan lezzetleri seviyorsanız bu makarnaya bayılacaksınız.

Malzemeler
  • 1/2 (yarım) Paket Makarna
  • 1 Kutu (200 ml) Krema
  • 1 Su Bardağı (rendelenmiş) Parmesan Peyniri
  • 1 Tatlı Kaşığı Kuru Fesleğen

Yapılışı

  • Makarnayı biraz sıvı yağ ve tuz eklediğiniz bol suda haşlayın. (Diri yada yumuşak olmasını kendi damak zevkinize göre ayarlayın)
  • Makarnayı süzün, parlak olmasını isterseniz, üzerine 2 su bardağı kadar su dökerek durulayın.
  • Ayrı bir tavada, kremayı, fesleğini ve parmesan peynirini karıştırın. Orta ateşte karıştırarak, kaynayıncaya kadar pişirin. Kaynayınca ocağı kapatın ve sosu sıcak makarnaya ekleyip karıştırın. Mutlaka sıcak servis yapın.

İlgili Yazılar;

31 Ekim 2008

Tavuklu Havuçlu Pilav

Tavuklu Havuçlu Pilav

ÇAKMA ÖZBEK PİLAVI :)
Geçtiğimiz aylarda internette çeşitli pilav tarifleri araştırırken, sıkça rastladığım bir çeşitti; Özbek pilavı.
Ben her zamanki gibi tariflerin hepsini okuyup, en pratik hale nasıl getiririm planları yaparken, aklıma annemin çok sık yaptığı havuçlu pilav geldi. Aynı pilava birde tavuk ekledimmi olur sana Özbek pilavı dedim:)
Zaten blogdaki tariflerin, yüzde sekseninde en çok geçen kelime; pratiktir sanırım :) Hatta baktım bu işi abartıyorum, bu isimle bir etiket bile oluşturdum.
Ailenin diğer hünerli bayanları olmasa, hakkını veremeyip, blogun adını "pratik bayan" olarak değiştirmem gerekecek :)
Annem havuçlu pilavı şahane yapar (zaten neyi kötü yaparki?) ben dediğim gibi sadece tarifin üzerine tavuk ekledim. Tavuk göğüs etini biraz tatsız ve kuru bulduğum için de but ile yaptım. Hatta haşlamaya oranla daha lezzetli bulduğum için kavurarak ekledim. Siz damak zevkinize göre, ister göğüs eti ile ve haşlayarak da ekleyebilirsiniz.
Tavuklar, pilav piştikten sonra eklendiği için, pilav aynı zamanda bir ana yemek oluyor. Yani kızartma tavuk-pilav ikilisini birleştirmiş oluyoruz :)

Malzemeler
  • 2 Su Bardağı Pirinç
  • 3 Su Bardağı (kaynar) Su
  • 1 Çay Bardağı Sıvı Yağ
  • 3/4 Su Bardağı (rendelenmiş) Havuç
  • 1 Adet Tavuk But
  • 1 Adet Tavuk Bulyon
  • Tuz

Yapılışı

  • Pirinci, mantarlı dereotlu pilav tarifindeki gibi ıslatın. 30 dk. kadar beklettikten sonra, musluğun altında kevgirden akan su iyice berraklaşıncaya kadar yıkayın.
  • Tavuk etini küçük küçük doğrayın. Bir tavada, yarım çay bardağı su ile orta ateşte arada karıştırarak pişirin. (Tavuklar önce su salacak, sonra suyunu çekecektir) Tavuklar suyunu çekip, pişince 2-3 yemek kaşığı kadar sıvı yağ ekleyip, sürekli karıştırarak kızartın. (Renginin hafifçe turuncu olması yeterli, dikkat edin kuruyup kabuk gibi olmasınlar)
  • Ayrı bir kapta kaynar suyun içinde, bulyonu eritin.
  • Pirinçleri ve havucu, 1 çay bardağı sıvı yağ ile 5-6 dk. kavurun. Bulyonlu kaynar suyu ekleyin. 2-3 dk. harlı ateşte, sonra altını kısarak suyunu çekinceye kadar 10-15 dk. pişirin. Altını kapatınca tavukları üzerine serpin ve üzerine bir kağıt havlu koyarak 15-20 dk. dinlendirin.
  • Servis yapacağınız zaman iyice karıştırın. Renkli bir pilav yapmak isterseniz, bu aşamada kıyılmış dereotu ekleyebilirsiniz.

01 Eylül 2008

Perde Pilavı

Perde Pilavı

İFTAR SOFRALARIMIZ İÇİN ZENGİN BİR PİLAV DAHA...
Ramazan ayı geldi, hoşgeldi, herkesi tatlı iftar telaşları sardı.
Geçen yıl olduğu gibi; lüksten, abartıdan uzak, bütçemizi ve midemizi yormayacak iftarlar hazırlamayı planlıyorum bu yıl da.
Evet oruçlu iken canımız herşeyi çekiyor, hatta buzdolabındaki margarini bile sofraya koymak istiyorum bazen :) Ama kendimi frenliyorum, çünkü bir bardak su, bir kase çorba içince neredeyse doyuyor, diğer yiyecekleri çoğu zaman binbir emek edilerek hazırlanmış olduğu için yiyorum.
Benim iftar sofrasında en sevdiğim yiyecekler kahvaltı çeşitleri. Çorba, arkasından pidenin üzerine biraz tereyağ ve tulum peyniri, domates, siyah zeytin... Benden mutlusu yok...
Misafirlerim için de çok fazla çeşit yapmıyorum, diğer zamanlarda olduğu gibi, birer çeşit, çorba, ana yemek, pilav, salata ve zeytinyağlı yapıyorum, farklı olarak sadece, kahvaltı çeşitleri ve yemişler ekliyorum. Sofrayı özenle süslersek, karnımızdan önce gözümüzün doyduğuna ve bu sayede daha az yemek yediğimize inanıyorum.

İftar sofraları, insanların birbirine çeşit çokluğu ile gösteriş yaptığı, amacından şaşan sofralar olmamalı bence. Maksat birlikte olmak, o güzel duyguyu sevdiklerimiz ile birlikte yaşamak diye düşünüyorum.
Hatta bu konu açılmışken, size çok güldüğüm ve herkese anlattığım bir anıyı anlatmak isterim.
Geçen yıl aralarında, annem, babam ve kardeşimin de olduğu kalabalık bir akraba grubunu iftara davet etmiştik. Sofrayı gören herkes "Müge, ne zahmet ettin bu kadar şey hazırladın, çok yorulmuşsun" , iftar'dan sonrada yine herkes "Ay, ne kadar çok yedik, sahura kalkmasak bile olur" dedi :) Sonra annemler eve dönerken, kardeşim "Şimdi düşünüyorumda, sofrada da pek de bir şey yoktu, bir bezelye ile ağırladı bizi bu kız, e biz niye bu kadar çok yemiş hissediyoruz ki?" demiş :))) arkasından da "E tabi, sofrayı rengarenk süslemiş, gözümüzü doyurdu önce, bizde psikolojik olarak çok yediğimizi sandık" demiş :))) Aradan yıllar geçse bile her anlattığımda güleceğim bir anı bu :)
Sözün kısası, Ramazan'da çok fazla yenmiyor aslında sadece gözümüz aç oluyor, onuda özenli ve süslü bir masa ile halletmek kolay diye düşünüyorum :)

Evet, bunca zamandır bloguma yazı yazıyorum ilk defa bu kadar dağıldım, konuyu nasıl toparlayıp da perde pilavına getireceğim bilemiyorum şu anda :)
Perde pilavı, iftar sofralarımız için nefis bir seçenek, önden bir kase çorba, arkasından da bir bardak ayran ile şahane bir iftar olur diye düşünüyorum, ne dersiniz?
Sevdiklerimiz ile birlikte mutlu sofralarda, ağız tadı ile iftarlar yaşamayı diliyorum hepimiz için...

Malzemeler

Pilav için;
  • 2 Su Bardağı Pirinç
  • 3 Su Bardağı Su (2 bardak su-1 bardak tavuk suyu şeklinde)
  • 1 Adet Tavuk Göğüs Eti
  • 1 Çay Bardağı Sıvı Yağ
  • 1/2 Su Bardağı (soyulmuş) Badem
  • 1 Çay Bardağı Kuş Üzümü
  • 1 Çay Kaşığı Tarçın
  • 1 Çay Kaşığı Yenibahar
  • 1 Yemek Kaşığı Tereyağ
  • Tuz, Karabiber

Hamuru için;

  • 2 Su Bardağı Un
  • 1/2 Su Bardağı Su
  • 1 Adet Yumurta
  • 1 Yemek Kaşığı Tereyağ

Yapılışı

  • Öncelikle bademleri ve kuş üzümünü ayrı ayrı kaselerde kaynar su ile ıslatın. Bademlerin suyu ılınınca rahatlıkla kabuklarını soyabilirsiniz. 7-8 tanesini pilavı süslemek için ayırın.
  • Kuş üzümünü de 10-15 dk. bekletin, süzüp bol su ile yıkayın.
  • Tavuk etini, biraz tuz ve karabiber eklediğiniz suda haşlayın. Suyunu pilav için ayırıp, eti ince ince didikleyin.
  • Pirinci, dereotlu mantarlı pilav tarifindeki gibi ıslatın. Bol su ile yıkayın.
  • 1 Çay bardağı sıvı yağ yada zeytinyağ ile bademleri hafif sararıncaya kadar kavurun ve pirinçleri ekleyin, 4-5 dk. daha kavurun.
  • Pirinçler kavrulunca, tavuk etini, kuş üzümünü, ve baharatları (tarçın, yenibahar, tuz, karabiber) ekleyin, biraz karıştırın.
  • 2 Su bardağı kaynar su, 1 su bardağı tavuk suyu ekleyin, 3 dk. harlı ateşte, daha sonra ateşi kısarak pirinçler suyunu çekinceye kadar pişirin. Altını kapatın ve tereyağını üzerine minik minik serpiştirin. Üzerine bir peçete kapatarak demlenmeye bırakın.
  • Pilavınız demlenirken, hamuru hazırlayın, yarım saat kadar dinlendirin. Arzu ettiğiniz teflon bir kek kalıbını yada yuvarlak bir borcamı margarin ile yağlayın, ayırdığınız bademleri serpiştirin. Hamuru açıp, kalıba yayın, içine pilavı döküp, kenarlardan sarkan hamuru üzerine kapatın.
  • 180 derecede ısıtılmış fırında, hamur turuncu renk olana kadar kızartın, sıcak servis edin.
& Pilavınızı gün içinde hazırlayıp, hamurun içine doldurup, pişireceğiniz saate kadar buzdolabında saklayabilir, yemekten kısa bir süre önce pişirebilirsiniz.

27 Ağustos 2008

Mantarlı ve Dereotlu Pilav

Dereotlu Mantarlı Pilav

BAŞLI BAŞINA BİR ANA YEMEK...
Hani makarna benim için ana yemek demiştim ya, sonrada makarna küsmesin diye bulgur pilavına da benim için ikinci ana yemek demiştim :)
Şimdi bu pilava da ana yemek demek biraz komik oldu farkındayım :)
Ama bu pilavı anlatmak için, bir şeyler yazmak isteyince inanın aklıma başka bir tanımlama gelmiyor. İçindeki bol mantar ve mis gibi dereotu aroması ile çok zengin bir yemek oluyor kendileri.
Tarif; artık ismine aşina olduğunuz Ahmed'e ait, Tavuklu Spagetti'den sonra blogumda yer alan ikinci tarifi oldu bu.
Malum ramazan ayı yaklaştı hatta geldi sayılır, hepimizi iftar sofralarının tatlı telaşı sardı, iftar sofralarında her zamankinden daha özenli ve zengin içerikli yemekler pişirme arzusunda oluyoruz, bu nedenle bu pilav hepimizin sofralarına çok yakışacak diye düşünüyorum.

Malzemeler
  • 2 Su Bardağı Pirinç
  • 3 Su Bardağı (kaynar) Su
  • 1 Çay Bardağı Zeytinyağ
  • 500 Gr. Mantar (1 paket)
  • 1 Demet Dereotu (15-20 dal)
  • 1 Adet Tavuk Bulyon
  • 1 Çay Kaşığı Şeker
  • 1 Çay Kaşığı Tuz
  • 1/2 Adet Limon

Yapılışı

  • Pirincin üzerine limonu üç dört parçaya ayırıp koyun ve 1 tatlı kaşığı tuz serpin, pirinçleri bir parmak şekilde geçecek şekilde kaynar su ekleyin ve 35-40 dk. su ılınıncaya kadar bekletin.
  • Mantarları yıkayın ve incecik doğrayın, bir tavada 2 yemek kaşığı zeytinyağ ile renkleri sararıncaya kadar kavurun. Mantarlar önce su salacak bir süre sonra suyunu çekecektir. Pişen mantarları bir kağıt havlu üzerine alarak, yağının süzülmesini sağlayın.
  • Islattığınız pirinci, musluğun altında kevgirden akan su berraklaşıncaya kadar yıkayın.
  • Ayrı bir kapta, kaynar su, bulyon, şeker, tuz ve ıslatmak için kullandığınız limonların suyunu karıştırın.
  • Zeytinyağını hafifçe kızdırın ve pirinçleri ekleyin, 4-5 dk. kavurun. Mantarları ekleyin ve çok az daha kavurun.
  • Kaynar su ile hazırladığınız karışımı ekleyin ve karıştırın. 3 dk. hızlı ateşte, daha sonra altını kısarak 10-15 dk. suyunu çekinceye kadar pişirin.
  • Pilavın altını kapatınca, incecik kıydığınız dereotunu ekleyin ve sadece üst kısmını hafifçe karıştırın. Üzerine bir peçete kapatın ve 10-15 dk. dinlendirin. Servis yapacağınız zaman karıştırıp, dereotlarının tamamen karışmasını sağlayın.

Servis Önerisi;

& Pilavı pişirip, demlendirdikten sonra bir borcama döküp, üzerine 1 su bardağı kadar kaşar rendesi serpin. Fırında 3-4 dk. kaşarlar eriyip, üzerleri kızarıncaya kadar pişirin veya tek kişilik güveç kaplarına paylaştırıp, aynı şekilde üzerine kaşar rendeleyerek kişiye özel pilavlar elde edin :)

Dereotlu Mantarlı Pilav

NOTLAR;

& İlk pişirdiğimizde, fotoğraf açısından daha fotojenik olsun diye içine bezelye ekledik :) Tadı fena değildi ama ben sonraki pişirdiklerimin hiç birinde eklemedim. Renkli olmasını istediğimde, demlenme aşamasında, bazen 2 yemek kaşığı konserve mısır ekledim.

& Mantarı kavanozda satılan konserve halinde alırsanız, hem sarı rengi kaybolmuyor hem de kavururken su bırakmıyor, pilavın içinde daha hoş bir görüntüsü oluyor. Ben genellikle paket halinde satılanlardan alıyorum, kararmaması için ilk önce limonlu suda haşlıyor, sonra kavuruyorum. (Bu fikri çok severek takip ettiğim bir blogda okudum ama şimdi hatırlamıyorum, kendisi beni uyarırsa hemen linkini eklerim)

& Pirinci ıslatırken limon parçaları kullanmamız ve pişirme suyuna şeker eklememiz pilavın renginin beyaz olmasını sağlıyor, sadece bu pilav için değil, pişirdiğim tüm pirinç pilavlarında bu yöntemi uyguluyorum.

& Pirinci kavururken, kavrulduğunu anlamak için pirinç tanelerine dikkatlice bakın. Pirinç tanelerinin iki ucu şeffaflaşmış ve ortasında bir çizgi oluşmuş ise kavrulmuş demektir.

& Pilavı demlendirirken, üzerine çay kaşığı ile 4-5 parça tereyağda ekleyebilirsiniz, nefis oluyor. Ben son zamanlarda tüm yemekleri, makarna ve pilav da dahil sadece zeytinyağ ile yapıyorum.

& Bulyon tadını pilavda çok sevdiğim için, bazen 2 tane koyuyorum. Buzlukta hazır tavuk suyu küplerim var ise, iki küp tavuk suyu, bir adet bulyon ekliyorum, tavuk suyu kadar su miktarını karışımdan eksiltiyorum.

Tavuk Suyu Küpleri Nedir ? :

- Tavukları yada kemiksiz tavuk but aldığımızda çıkan kemikleri tuz ve karabiber eklediğim suda haşlıyorum. Tavuk suyu ılınınca, buz kalıplarına koyup, donduruyorum ve küpleri bir poşet içinde buzlukta saklıyorum. Fikir Portakal Ağacı - Hatice hanım'a ait...

28 Aralık 2007

Tavuklu Spagetti

Tavuklu Spagetti

SPAGETTI AL PERMASANI DEL AHMETTO :)
Fotoğrafını görmüş olduğunuz muhteşem spagetti sevgili Ahmed'in eseri... Dolayısıyla isim babası da kendisi:)) Ahmed ne zamandır, "bir kaç spesiyalim var, spagetti, mantarlı pilav ve tiramisu gibi, bir gün yapayımda yiyelim" diyordu. Ama ben itiraf ediyorum, bu kadar olağanüstü bir lezzet beklemiyordum.
Açıkçası en meşhur aşçıların neden erkek olduğuna bir türlü anlam veremiyordum ama bu makarnayı yedikten sonra kıskançlığı bir kenara bıraktım:)
Makarnadan, fotoğraftaki şekilde iki tabak yedim dersem sanırım lezzeti hakkında bir fikir sahibi olursunuz:) Eşim ve Ahmed makarnanın fotoğrafını çekerken, Ahmed'in herkese paylaştırdığı ilk tabağı ben afiyetle götürdüm, fotoğraf çekme kısmı:) bitipte onlar yemeğe başladığında "e, sizi yanlız bırakmıyım bari:)" diyerek ikinci tabağıda tepeleme doldurdum, bir bayan olarak performansıma hayran kaldılar tabi. Makarnayı denemenizi mutlaka öneriyorum, muhteşem bir lezzet, kulaklarımı iyi şekilde çınlatacağınıza eminim.

& Bu yazı ile tüm sevdiklerimin, blog dostlarımın ve ziyaretçilerimin yeni yılını kutlamak istiyorum. Umarım yeni yıl hepimize en başta sağlık ve tüm hayallerimizi gerçeğe dönüştürme fırsatları ile gelir...

Malzemeler
  • 1/2 Paket Barilla Yassı Spagetti
  • 1/2 Kg. Tavuk But Eti
  • 1 Çay Bardağı Sızma Zeytinyağ
  • 2 (İri) Diş Sarımsak
  • 2 Orta Boy Domates
  • 2 Yemek Kaşığı Paprika Sosu
  • 5-6 Yaprak Fesleğen
  • Tuz
  • Parmesan Peyniri (üzeri için)
Yapılışı
  • İyice kızdırdığımız teflon tavaya yağı koyun ve yağıda kızdırın. Sarımsakları, tahta bir kaşık yada bıçağın yassı yüzü ile bastırarak çıtlatın ve kızgın yağın içine atarak 1-2 dk. kavurun. Sarımsakları yağın içinden alın.
  • Tavukların yağlarını ayıklayıp, jülyen şeklinde doğrayın. (Jülyen doğrama: yiyeceklerin ince şeritler şeklinde kesilme tekniğidir. Uzunluğu genellikle 4-5 cm kadardır.) İçinden sarımsakları çıkarttığınız yağa ekleyin ve yüksek ısıda karıştırarak pişirin.
  • Domateslerin; kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkartın ve küp küp doğrayın. Pişen tavuğa ekleyin ve hemen altını kısın. Kısık ateşte biraz tuz ilavesi ile domatesler eriyinceye kadar pişirin.
  • Domateslerde pişince paprikayı ekleyin ve 1-2 dk. kavurun. İnce ince kıydığınız fesleğenleri ekleyin ve karıştırıp altını kapatın.
  • Makarnayı önceden al dante (çok yumuşak olmayacak, hafif dişe gelecek şekilde) haşlayın, sıcak sos ile karıştırın. Üzerini parmesan peyniri, kiraz domates ve fesleğen yaprakları ile süsleyin.

Tavuklu Spagetti

NOTLAR;
  • Makarna için bütün malzemeleri önceden hazırlayın. Malzemeleri sırayla ve beklemeden eklemeniz gerekiyor. Tavukları doğrayın, domateslerin kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkarın ve suyunu süzdürün. Fesleğenleride ince ince kıyın.
  • Tavukları çok kızgın yağda kızartmak, su bırakmamasını sağlıyor, domatesleri ekledikten sonra altını kısmakda aynı şekilde domateslerin su bırakmamasını sağlıyor.
  • Sarımsağı doğramak yerine, üzerine bastırarak hafifçe çıtlatmak, yağa çok daha fazla aroma vermesini sağlıyor.
  • Makarnayı mutlaka sıcak servis yapın, eğer beklemeniz gerekiyorsa, sosu ve makarnayı ayrı ayrı şekilde bekletin, servis yapacağınız zaman da ayrı ayrı ısıtıp, masaya getirmeden önce karıştırın.

Soframızın ana yemeği makarna olduğu için ben salata ve ekmek dışında başka bir şey yapmadım, sadece Ahmed çok sevdiği için kayınvalidem sayesinde her zaman buzlukta bulunan İçli Köfte'lerden kızarttım. Kahkahalar eşliğinde yemeklerimizi yedik, tabi bu işten en kazançlı ben çıktım, hem nefis bir yemek yedim, hemde blogum için harika bir tarif ve fotoğraflar kazanmış oldum:)

12 Aralık 2007

Bulgur Pilavı

Bulgur Pilavı

BENİM İÇİN İKİNCİ ANA YEMEK :)
Bulgur pilavını çok severim. Yanında yoğurt ile başlıbaşına doyurucu bir yemektir benim için.
Kremalı Mantarlı Makarna yazısında makarna benim için ana yemek demiştim, "Müge hani makarna senin için ana yemekti?" demeyin diye, ikinci ana yemek dedim:) Son zamanlarda bulgur pilavını kahverengi bulgur ile yapıyorum, tadında çok fazla bir değişiklik olmuyor açıkçası ama ben en azından daha bir gönül rahatlığı ile yiyorum, doğal olduğu için sanırım.
Evde sürekli pişmesine karşın, bulgur pilavını şimdi yayınlama sebebim ise; blogumun son zamanlarda istatistikleri...
Ben her ne kadar bloga mümkün olduğu kadar farklı ve yapımı oyuncaklı şeyler koymalıyım diye düşünsemde en çok incelenen tariflerin en basit ve yayınlamakta en tereddüt ettiğim tarifler olduğunu gördüm.
Son on gün içinde hatırı sayılır derecede tıklanan tarifler;
Havuçlu Kek, Mercimek Çorbası, Revani ve Mozaik Pasta olmuş mesela.
Sonra benim Google'a ilk yazdığım ve bloglar ile tanışmama neden olan cümleyi düşündüm; "Mor lahanayı nasıl pembe yaparım?" Demekki, yemek sitelerini ziyaret eden herkes usta değil, çok basit ya da çok bilinen tariflerler aranıyor çoğunlukla.
Bu nedenle evimizde pişen, çok sevdiğimiz ama bloga koymakta tereddüt ettiğim tarifleride paylaşmaya karar verdim. İlk kez yapacak olanlara gönül rahatlığı ile önerir ve şimdiden afiyet olsun derim:)

Malzemeler
  • 2 Su Bardağı Pilavlık Bulgur
  • 3 Adet Sivri Biber
  • 1 Çay Bardağı Sıvı Yağ
  • 1 Yemek Kaşığı Domates Salçası veya 1 Adet Domates
  • 1,5 Yemek Kaşığı Biber Salçası
  • 4 Su Bardağı Su

Yapılışı

  • Sivri biberleri ve 1-2 dk. sonra eklediğiniz, kabukları soyulmuş, doğranmış domatesi, sıvı yağda kavurun. Salçayı ekleyin ve 1-2 dk. daha kavurun.
  • Bulguru, salçalı karışıma ekleyip 1-2 dk. kavurun. İçine 1 adet tavuk bulyon attığınız kaynar suyu ekleyin ve karıştırıp, kısık ateşte bulgur yumuşayıp, suyunu çekinceye kadar pişirin. Tencerenin kapağının altına bir kağıt havlu koyarak 30 dk. kadar dinlenmeye bırakın.
  • Bulgurun cinsine göre su miktarı değişebiliyor, altını kapatmadan önce pilavdan tadın, eğer bulgur biraz diri ise 1/2 su bardağı kadar kaynar su ekleyerek 3-4 dk. daha pişirin. Çok yumuşayıncaya kadar pişirmeyin, demlenirken bir miktar daha yumuşuyor.

02 Kasım 2007

Domatesli Makarna Sosu

Domatesli Makarna Sosu

SON BAHAR SOSU:)
Günlerdir blogunda sedece pasta ve tatlı görmekten içimiz bayıldı diyenleri duydum :)
İtiraf ediyorum kendim bildim bileli, mutfakta sadece kek, kurabiye ve pasta yapmaktan keyif alıyorum. Sağolsun canım annem evlenene kadar beni yorulmayayım diye pek mutfağa sokmayınca, evlendikten sonrada kayınvalidem yemek konusunda sürekli destek olunca, bana da gün doğmuş oldu:)
Ama bu halimden memnunmuyum? kesinlikle hayır...
Sürekli komşu blogları gezerek yemek konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Geriye dönüp baktığımda hiç bir konuda başarısız bir öğrenci olmadığım göz önüne alınırsa bu konudaki çabalarımda sonuçsuz kalmaz diye düşünmekteyim :)
Sevgili arkadaşlarım Fatoş ve Bahar, mutfakta benim tam tersim, yani kurabiye ve kek yapmayı sevmeyip ana yemek yapmayı çok seviyorlar ve bu konuda da inanılmaz başarılılar, kendilerini ana yemek öğretmenim ilan ettiğimden beri sağolsun desteklerini esirgemiyorlar benden:)
Geçen hafta sonu İlker ve Bahar ile otururken, Bahar; "Hadi, şöyle soslu bir makarna yapalım, hem de blogunda yayınlarsın" dedi ve ben kağıdı kalemi kapıp mutfakta yerimi aldım, hem yamaklık yaptım hemde onun göz kararı yaptığı sosu dikkatle inceleyerek ölçüleri not aldım.
Tarafımızdan test edilip, bilhassa eşim tarafından çok sevilmiş olan Bahar Sosunu umarım dener ve sizde seversiniz.

Malzemeler
  • 2 Adet (orta boy) Soğan
  • 2 Adet (orta boy) Domates
  • 4 Diş Sarımsak
  • 3 Tatlı Kaşığı Domates Salçası
  • 2 Tatlı Kaşığı Acı Biber Salçası
  • 1 Yemek Kaşığı Sirke
  • 2 Yemek Kaşığı Krema (Tepeleme)
  • 1/2 Çay Kaşığı Karabiber
Yapılışı
  • Soğanları minik minik yemeklik şeklinde doğrayın ve 1 çay bardağı sıvı yağda kavurun. Soğanlar pembeleşip, şeffaflaşınca salçaları ekleyin ve 1-2 dk. daha kavurun.
  • Kabuklarını soyup, küp küp doğradığınız domatesleri ve file badem şeklinde doğradığınız sarımsakları ekleyin ve karıştırın.
  • Makarnayı haşladığınız (yağlı, tuzlu hatta bulyonlu) sudan, indirmeye yakın 1 su bardağı alın ve sosunuza ekleyin.
  • Kremayı ve karabiberide ekleyip, arada karıştırarak, domatesin çiğ tadı gidinceye kadar yaklaşık 10-15 dk. kısık ateşte pişirin.

06 Ağustos 2007

Kremalı Mantarlı Makarna

Kremalı Mantarlı Makarna

BENİM İÇİN ANA YEMEK; MAKARNA...
Beni ve blogumu tanıyanlar az çok biliyorlar. Mutfakta zaman geçirmeyi severim ama tek bir çeşit için saatler harcamayı çok sevmem.
Yaptığım yemekler, tatlılar hep pratik, basit, işten gelir gelmez yapılabilecek tariflerdir. Birde annelerden yana çok şanslı olduğum ve buzluğumda
Köfte, İçli Köfte gibi yapımı uğraşmalı yiyecekleri hep hazır bulduğumdan bana makarna, pilav ve salata tarzı yiyecekler yapmak kalıyor.
Geçenlerde canım dışarıda severek yediğim kremalı, mantarlı yada deniz mahsullü makarnalardan istedi, neden kendim yapmıyorum dedim, becerirsem bir şey daha öğrenmiş olurum.
Hayatımda ilk defa krema kullandım:) ve bütün yapımı uydurdum ama sonuçta sizlere de sunabileceğim ve benim sık sık yapacağım bir makarna tarifi elde ettim.

Malzemeler
  • 8-10 Adet Mantar
  • 7-8 Yemek Kaşığı Krema
  • 1/2 Paket Makarna
  • Tuz, Taze Nane, Reyhan

Yapılışı

  • Mantarları üzerindeki siyahlıklar gidene kadar iyice yıkayın, dörde bölün.
  • Bir tavada, biraz zeytinyağ ile pişirin. Bu sırada saldığı suyu kaşıkla alın kısa bir süre kendi yağı ile kızartın.
  • Kremayı (ben göz kararı koydum ama yukarıda verdiğim ölçü kadar olduğunu düşünüyorum, siz zevkinize göre krema miktarını arttırabilirsiniz.) ekleyin ve 30 sn. kadar kaynatıp altını kapatın. 3-4 yaprak taze nane ve 2 yaprak reyhanı küçük küçük doğrayıp sosa ekleyin.
  • Makarnayı, içine biraz zeytinyağ, tuz ve bulyon eklediğiniz suda haşlayın, süzün. Her zaman yaptığınız yağ ile kavurma işlemini çok az bir miktar ayçiçek yağı ile yapın, krema ekleyince çok yağlı bir makarna oluyor.
  • Makarnanın altını kapatın ve sosu ekleyip, karıştırın.
Not 1: Taze iken nefis oluyor ama ben ertesi gün mikrodalgada ısıtıp yedim, tadı hala çok güzeldi.
Not 2: Reyhan, (Fesleğen) benim evde genellikle eksik etmediğim nefis bir tat. Marketlerde, maydanoz, dereotu ve taze nane ile birlikte satılıyor. Salataların içinde nefis oluyor, makarnaya da çok yakıştı, denemelerim devam edecek:)

03 Ağustos 2007

Sebzeli Pirinç Pilavı

Garnitürlü Pilav

PİLAV DENEMELERİMDE SON NOKTA :)
Uzun zamandır blogumun adının hakkını veremediğimi düşünmekteyim, neden derseniz ailenin hünerli bayanlarının nefis lezzetlerini ve püf noktalarını paylaşmak için yola çıkmıştım en başta...
Evlendiğimizden beri çeşitli pilav denemelerim olmakta ve eşim, yaptığım pilavdan iki tabak yediği günlerde dahi, "Anneminki gibi olmamış" demekte...
Bu cümle beni ziyadesiyle motive etmekte :)
Geçen hafta, Sevgili Nagehan annemi arayarak detaylı bir şekilde pilavı nasıl yaptığını dinledim ve kendimce yine dayanamayıp minik eklemelerde bulunarak garnitürlü pilav yaptım.
Sonuç; "Sen kaptın bu işi, anneminki gibi olmuş."...

Malzemeler
  • 2 Su Bardağı Pirinç
  • 3 Su Bardağı (kaynar) Su
  • 3 Yemek Kaşığı Bezelye
  • 3 Yemek Kaşığı Havuç (Küp Küp Doğranmış)
  • 3 Yemek Kaşığı Konserve Mısır
  • 1 Çay Bardağı Sıvı Yağ
  • 1 Paket (tavuk) Bulyon
  • 1 Yemek Kaşığı Limon Suyu
  • 1 Çay Kaşığı Toz Şeker

Yapılışı

  • Öncelikle, pirinci üzerini 1 parmak geçecek kadar kaynar su ile ıslatın. Suya iri iri doğradığınız yarım limonu ve 1 yemek kaşığı tuzu ekleyin.
  • Bezelyeyi ve havucu pişme süreleri farklı olduğundan ayrı ayrı haşlayın ve süzün.
  • Bir teflon tencereye sıvı yağı koyun ve kızdırın.
  • Yaklaşık yarım saat beklettiğiniz pirinci, suyun altında şeffaflaşana kadar yıkayın. Kızgın yağa ekleyin ve bir kaç dk. kavurun.
  • Kaynar suda bulyonu eritin, şeker ve limon suyu ile pirince ekleyip, karıştırın.
  • Mısır, havuç ve bezelyeyi ekleyin ve hafifçe karıştırın.
  • 2-3 dk. yüksek ateşte, daha sonra kısık ateşte (yaklaşık 10 dk.) suyunu çekene kadar pişirin.
  • En az 30 dk. dinlendirdikten sonra karıştırıp servis yapın.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin