
Hafta sonu eşim ve arkadaşlarımız ile Mudurnu, Göynük ve Sünnet Gölü civarını gezerek mini bir tur yaptık. Gezide hepimizin ilgi alanları farklı idi, eşim ve arkadaşı evler, sokaklar ve doğa fotoğrafları çekmek için uygun zamanları kollarken, bende yöresel ürünler, yiyecekler ve tarifler bulmaya çalışıyordum. Gezinin sonunda hepimiz amaçlarımıza ulaşmış ve mutlu olarak evlerimize döndük.

Cezerye ................................................. Osmanlı Sucuğu
Gezideki ilk durağımız Adapazarı yolu üzerindeki Berceste Tesisleri idi. Kahvaltı yapmak için girdiğimiz tesiste doğal ürünler bölümünü görünce kelimenin tam anlamı ile başım döndü. İkinci resimdeki Osmanlı Sucuğu'nun %75 i dana etinden oluşuyor ve yapımı neredeye pastırma kadar zahmetliymiş.

Neredeyse onlarca çeşit kuruyemiş vardı, benim en çok dikkatimi çeken ise minicik küp şeklinde doğranmış kuru kayısı, kuru incir ve bezelye büyüklüğünde kavrulmuş fındıklar oldu. Gözümün önüne hemen bu yemişler ile yapılacak kek ve kurabiyeler geldi. Tabi hepsinden biraz aldım.İlk fırsatta deneyeceğim.

Mudurnuya gelipte, buradan söz etmemek olmaz. Mudurnu küçücük şirin bir kasaba, çevreyi dolaşmak en fazla bir saat sürüyor, ortasından zayıf bir dere akıyor ve iki katlı ahşap evler, dar sokaklardan oluşuyor. Ne yazıkki evlerin çoğu terkedilmiş yada çok bakımsız. Aklıma hemen keşke buradaki evlerde Safranbolu evleri gibi restore edilse, ne kadar şirin olur düşüncesi geldi.

Mudurnu Saat Kulesi... Saat Kulesini görmek için tepeye çıkınca bütün kasabayı yukarıdan görmüş oluyorsunuz. İkinci resim, yapımına cami olarak başlanan, ancak kral söz verdiği halde hristiyan olan mimara kızını vermekten vazgeçince, mimarın tepesine haç yerleştirerek bitirdiği bir yapı...

Mudurnu'da az sayıdaki bakımlı evler ve konaklar, restore edilerek otele dönüştürülmüş. Bizim kaldığımız Keyvanlar Konağı'nın dış görünüşü ve aslına uygun olarak düzenlenen odaları çok hoştu.
İkinci resim de Mudurnu El Sanatları Merkezi.

Mudurnu Bakırcılar Çarşısı

Mudurnu'da cumartesi günleri pazar kuruluyor. Hanımlar, hepsi ev yapımı olan erişte, kaşık sapı, keş, tarhana, kızılcıklı tarhana, tereyağ, yufka gibi ürünlerini satıyorlar. Resimde görülen beyaz kalıplar şeklinde gördüğünüz Keş, kurutulmuş süzme yoğurt. Rendelenerek eriştenin yada Kaşık Sapı makarnasının içine konuyor, yada dilimler halinde kesilerek kahvaltıda yemek için kızartılıyor, lezzetli ama çok tuzlu. Ben ürünlerden aldım ve teyzelerden nasıl yapılacağını öğrendim, ilk fırsatta deneyip sizlerlede paylaşacağım.

Gezideki ikinci durağımız Göynük.. Buradaki evler Mudurnu'ya göre çok daha bakımlı ve çevre tertemiz.

Göynük Saat Kulesi
............. ..........Akşemsettin Türbesi

Sünnet gölüne giderken, tesadüfen tabelasını görüp yolumuzu değiştirdiğimiz Çubuk Gölü... İkinci resimdeki yeldeğirmenleri Rüzgarlı Bahçe tv dizisi için gölün kenarına inşa edilmiş, dizi yayından kalkmış ama geriye turistik bir bölge bırakmış.



Gezimizin son durağı Sünnet Gölü gerçek bir doğa harikası. Çevresinde sadece bir tesis var ve dokuyu hiç bir şekilde bozmamış. Ailece bol oksijen depolamak ve doğa fotoğrafı meraklıları için bulunmaz bir yer. Daha önce gitmemiş olanlara kesinlikle tavsiye ediyorum. Eminim hayran kalacaksınız.