14 Ağustos 2009

Ramazan Hazırlıkları

Ahmed-Pınar Akşam Yemeği Sofrası

2009 İFTAR SOFRALARI İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI :)
Ramazan ayına gerçekten sayılı günler kaldı. Beni de bir heyecan sardı ki sormayın gitsin :)
Bu yıl, geçen yılın acısını çıkartıp, şöyle layıkı ile bir Ramazan yaşamak istiyorum, nasip olursa.
Bir önceki yıl, yeni gelin olmanın verdiği heyecan mı denir?, bloga sürekli birşeyler ekleme hevesi mi denir, evli olarak ilk Ramazan ayı heyecanı mı denir? artık ne denir bilemiyorum ama pek çoşkulu, bol misafirli bir yıl olmuştu.
Geçen yıl ise -bana göre- çok sönüktü, pek bir tembeldim misafir ağırlama konusunda, genelliklere davetlere icabet edip, işin kolayına kaçtım yani...
Bu yıl; Müge dedim kendime; "silkelen ve kendine gel" :)

HAZIRLIKLARA ŞİMDİDEN BAŞLADIM...
Bu yıl işi ciddiye aldığım için, aynı eşimin doğum günlerinde olduğu gibi erkenden ve çok sıkı şekilde hazırlıklara başladım.
Öncelikle bilgisayarımda takvimli bir liste hazırladım. Tarihleri ile, hangi gün kimleri davet edeceğim, kim hafta içi kim hafta sonu olacak ve en önemlisi bir biri ile uyumlu gruplar oluşturdum. Böylelikle bizim davet edildiğimiz günlerde, takvime bakarak, hemen yanıt verebileceğim. Hatta davet edeceğim kişilerin çoğunu arayıp, teyit ettim bile :)
Dün ve bu günde, misafirlerin sevdiği-sevmediği yemekleri dikkate alarak, uygun yemek listeleri hazırlıyorum.
Yarın ise, Eminönü, Mısır çarşısı ziyareti yapmayı, iftariyelik; kuru meyve, kuru yemiş, kahvaltılık, baharat ve Mehmet efendi'den kahve alışverişi yapmayı planlıyorum.

Peçete-Detay

Bu yıl havalar nedeniyle, iftarlarımızın çoğunu balkonda yapacağız gibi görünüyor. Bu pek çok açıdan güzel bir durum :)
Özellikle yemek hazırlıkları konusunda tam bir artı !
İftar da sıcak sıcak servis etmek için pek çok hazırlığı son ana bırakmamız gerekebiliyor normalde. Ama yaz yemeklerinin güzelliği soğuk ve dinlenmiş olmasında :)
Bu yüzden ben çoğu iftar sofrasında; bir kaç saat önce hazırlayabileceğim, domates soslu ve yoğurtlu kızartmalara, patatesli, kabaklı veya havuçlu salatalara, bir gece önceden hazırlayabileceğim, zeytinyağlı yemeklere ve bol bol cacığa yer vereceğim.
Hatta çoğu zaman soğuk, ayranlı çorba'ya.
Yemeklerin çoğu hazır, sofra kurulmuş ve iftariyeliklerin de yerleştirilmiş olması ise; çorbayı, yemekleri ısıtırken ya da son anda yapacağım pişirme işlemlerin de panik olmamamı sağlayacak.
Balkon iftarlarının, benim için, tek eksi yanı ise; ışık yetersizliğinden dolayı fotoğrafların karanlık olması. Pek çok sofrayı, sizlerle paylaşamayacağım bu nedenle :(

Mangalda Mısır Keyfi

Bu yıl iftarlar da, zaman zaman, eşim mangal yapacak. Kendi deyimi ile üzerimdeki yükü alarak, beni rahatlatacak !
Mangal yapılacak etlerin marine edilmesi, salatanın, kızartmaların ve pilavın yapılması, bunlar yapılırken sürekli, "maşa, ızgara, bez, tabak istenmesi" nedeniyle bölünmek, mangal sonrası ızgaranın temizliği sayılmıyor.
Yemek sonunda, söylenen söz hep aynı; "nasıl, mangal yaptım bu akşam, sende yorulmadın değil mi? çok iyi oldu" :))
Birde ateşi hep fazla fazla hazırladığı için ziyan etmeme çabaları var ki o ayrı bir alem :) Yemek bitmiş, tam biraz dinleneceğim derken;
-Müge, ateş süper, patlıcan, biber filan közlenecekse yarın için, getir.
-Yok canım sağol
-Domates filan?
-Gerek yok.
-Kahve bile yapar bu ateş bak !
-Hayır canım, haşlarız diye aldığın, 10 kg. kadar mısır var istersen getireyim mi?
-Aaa süper, ne duruyorsun, getir getir...

Sofra Dekorasyonu

Yukarıdaki sofra geçen haftadan, hava aydınlıkken ne olur ne olmaz diye çekilen bir kare. Gerçektende yemekler yerleştiğinde hava kararmış ve fotoğrafı imkansız hale getirmişti.

Bu arada, annemin çeyizime koyduğu ya da kayınvalidemin hediye ettiği ve "nerede kullanılır ki" diye bir yerlerde unuttuğum tüm el emeği örtüler, Pınar'cığım sayesinde bir bir ortaya çıkıyor. O'nun hediye ettiği zarif peçeteler, benim bu paha biçilemez örtüleri tekrar hatırlamamı sağladı.
Siz söylemeden ben söyliyeyim, en yakın zamanda peçete halkası edineceğim ya da yapacağım, söz :)

Ve son olarak, o akşamın yemekleri.
2009 iftar sofraları için, hünerlibayanlar'dan ilk öneri :)

11 Ağustos 2009

Çay Daveti Sofrası

Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

SERPİL ABLA'DAN MUHTEŞEM ÇAY SAATİ LEZZETLERİ...
Aslında yukarıdaki başlık eksik, Serpil abla ve Selahattin abi'den muhteşem bir ziyafet demeliyim. Hem hazırlıklarda hem de süslemelerde çok yardımcı olmuş çünkü.
Kahvaltıdaki herkesin iltifat ettiği lezzetler farklıydı ama Selahattin abi'nin elinin değdikleri daha bir güzeldi sanki :)
Serpil abla uzun zamandır bizleri ağırlamak istediğini söylüyordu ama çocuklarının final sınavları, mezuniyetleri derken süre birazcık uzadı.
Pazar günü yaşadığımız ziyafet ise, beklememize fazlasıyla değdi :) Aslında yorgunluğunu atması ve mezuniyetleri kutlamak adına bizim onu ağırlayıp, dinlendirmemiz gerekirdi belkide ama düşünemedik. Serpil ablamızı çok yormuşuz bilmeden ama çeşitlerin hepsi olağanüstü idi !

Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

Aslında; "yediğin, içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat" tır işin doğrusu :) Ama hem blogun yazarı hem de okuyucularının asıl ilgi alanı yemekler olunca haliyle konumuzda sofradaki lezzetleri anlatmak oluyor :)
Soframız öyle zengindi ki, tüm lezzetleri bir fotoğraf karesine sığdıramadık. Yan tarafa açılan servis masasından bazı yiyecekleri alıp ana sofraya ekleyerek çekmeyi denedik, baktık o da uzun sürüyor ve her zaman olduğu gibi, bir an önce sofraya oturmak isteyen gözler bana bakıyor :) bazılarını da tek tek fotoğrafladık.

Soframızdakiler;
  • Yoğurtlu Patates Salatası
  • Taze Soğanlı Kabak Salatası
  • Zeytinyağlı Dolma ve Yaprak Sarma
  • Peynirli Poğaça
  • Patatesli Katmer Poğaça
  • Karaköy Böreği
  • Sosisli Mini Pizzalar
  • Elmalı Tart
  • Kar Yağdı Tatlısı
  • Kuru Meyveli Kek (Necla Abla'dan)

Sosisli mini pizzalar Serpil abla'nın spesiyali. Daha önce de tadına bakmış ve çok sevmiştik. Pastanede satılan minik hamburger ekmeklerinin içini boşaltıp, salça ile sotelenmiş sosisle doldurup, üzerine bir dilim kaşar koyarak fırına veriyor, pratik ama çok iltifat topluyor. Sofradaki sayısız çeşide rağmen hepimiz üçer tane yedik :) Karaköy böreği ise; bir Sarıyer klasiği olduğu için soframızda yerini aldı. "Zekeriyaköy'e gelip te börek yemeden gitmeyin istedim" dedi Serpil abla :)

Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

YOĞURTLU PATATES SALATASI
Masanın yıldızı :) istisnasız herkesin beğendiği ve bir kaç kez aldığı, muhteşem lezzet.
İçindekiler; Haşlanmış patates, Salatalık, Zeytinyağ, Limon, Sarımsak, Yoğurt ve Mayonez.
Her anne gibi ölçüler göz kararı :) En kısa sürede yapıp, ölçüleri ile sizlerle paylaşacağım, iftar sofralarımız için nefis bir çeşit olacak.

Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

TAZE SOĞANLI KABAK SALATASI
Kabak ile birlikte taze soğanın da sotelenmiş olması, inanılmaz bir lezzet vermiş.
İçindekiler; Kabak, Taze soğan, Dereotu, Maydanoz, Haşlanmış Pirinç, Yoğurt ve Sarımsak.
Ölçüler yine göz kararı :) En kısa sürede yapıp, ölçüleri ile sizlerle paylaşacağım.

Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMA VE BİBER DOLMA
Kaç tane yediğimi hatırlamıyorum, çünkü sayamadım :) Kendi yediklerimin haricinde eşimin çaktırmadan alıp, tabağıma koydukları da var :)
Hafif ekşi, bol tatlı, annemin yaptığı gibi; yani zeytinyağlı sarma & dolma'nın en sevdiğim haliydi.

Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

PATATESLİ RULO POĞAÇA
Ölçüler bu sefer göz kararı değil, yaklaşık :) Bir cezve kadar süt, bir fincan kadar yağ şeklinde.
İyi haber; malzemeleri Katmer Poğaça ile karşılaştırdım ve bire bir aynı olduğunu gördüm. Katmer poğaçadan daha güzel olan yanı ise daha bereketli olması.
Katmer poğaça'dan 8 tane elde ediliyor, bu hamurdan 32. Nasıl mı?
Hamuru 4 bezeye ayırın, her bezeyi yarım cm. kalınlığında yuvarlak açın. Bir hamurun üzerini erimiş margarin ile yağlayıp diğer hamuru kapatın. Dört tarafından içe doğru katlayarak kare olmasını sağlayın. Diğer iki bezeyi de aynı şekilde kare haline getirin. Buzdolabında 1-2 saat bekleterek iyice soğutun.
Soğuyan kare hamurları 16 eşit kare olacak şekilde kesin. Her kareyi dikdörgen olacak şekilde oklava ile açın. İstediğiniz iç malzemeyi koyarak sarın. 180 derecede ısınmış fırında altı ve üzeri kızarıncaya kadar pişirin.
Hamuru ılık ortamda mayalamak yerine, buzdolabında soğuttuğumuz için, milföy hamuru kıvamında puf puf poğaçalar elde edeceksiniz.

Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

ELMALI TART
Benim elmalı tarifler ile aram pek iyi olmadığı için kendisine yaklaşmadım :) Ama herkesin çok beğendiği bir lezzet olunca tarifini almak istedim. (Tamamen sizler için :)
Ölçüler bu sefer göz kararı değil, tarif Lezzet dergisinden.
Serpil abla, elmalı tart için, daha önce bir kaç kez farklı tarifler denemiş ama en beğendiği tarif bu olmuş. Bende hemen dergiye bakıp, tarifi not aldım.
Hamuru çok lezzetli olduğu için, farklı bir meyve ile örneğin vişneli yapılabilir ve çokta güzel olur diye düşünüyorum.

Malzemeler

Hamuru için;

  • 250 Gr. Tereyağ veya Margarin
  • 1 Adet Yumurta
  • 1 Çay Bardağı Pudra Şekeri
  • 1 Yemek Kaşığı Yoğurt
  • 2 Yemek Kaşığı Zeytinyağ
  • 1 Paket Vanilya
  • 1 Paket Kabartma Tozu
  • 3 Su Bardağı Un

İç Harcı için;

  • 3 Adet (orta boy) Elma
  • 1 Tatlı Kaşığı Tarçın
  • 1/2 (yarım) Su Bardağı Ceviz
  • 2 Yemek Kaşığı Toz Şeker

Yapılışı

  • Tüm hamur malzemeleri ile (yağ oda sıcaklığında yumuşamış olacak) unu azar azar ekleyerek, yumuşak bir hamur yoğurun.
  • Elmaları rendeleyin, tarçın, ceviz ve şeker ile harmanlayın.
  • Hamuru iki eşit parçaya ayırın, bir parçasını, mini fırın tepsisine veya bir borcama yayın. Üzerine elmalı harcı yayın. Diğer hamuru da açarak, harcın üzerine yayın.
  • 180 derece de ısınmış fırında 25-30 dk. üzeri ve altı kızarıncaya kadar pişirin.
  • Fırından çıkıp, biraz ılınınca üzerine pudra şekeri serpin.
  • İsterseniz, hamuru iki eşit parçaya ayırmayabilir, üstü için daha az hamur ayırarak, üzerini kafes şeklinde de yapabilirsiniz.
Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

KAR YAĞDI TATLISI
Tadı da en az ismi kadar güzel bir tatlı. 1.kat; karamelize şerbet ile ıslatılmış etimek, 2.kat; vanilyalı pastacı kreması (muhallebi), 3.kat; krem şanti. Üzerinde bolca hindistan cevizi.
İnanılmaz hafif ve lezzetli bir yaz tatlısı idi. Bu yıl Ramazan ayı'nın sıcak günlere denk gelmesi nedeniyle hep hafif tatlılar araştırıyorum. Bu tatlı da listelerimde yerini aldı.

Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

Serpil abla, evlerinin arka bahçesini minik bir tarla haline getirmiş. Mahsulleri de pek bol :) Hazırladığı tariflerin çoğunda kendi yetiştirdiği sebzeleri kullanmış. Salatalardaki, kabak, salatalık, nane, maydanoz gibi. Sofrada onca çeşit olmasına rağmen, hepimiz organik domates, biber ve salatalıkları da yemeğe doyamadık.
İnsanın kendi yetiştirdiği bir sebzeyi yada meyveyi toplayıp yemesi kadar keyifli bir şey yok diye düşünüyorum.
İşyerindeki balkonumda saksıda yetiştirdiğim nane ve fesleğen ile, peynirli, domatesli sandviç yapıp yediğimde ne kadar mutlu olduğumu tahmin edemezsiniz :))

Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

Serpil & Selahattin Tuncay - Kahvaltı (09.08.09)

İlk bakışta küpe çiçeği sanıp, dikkatlice bakınca süs biberi olduğunu anladığım acı şirinler ! :) Sofrası ile, lezzetleri ile, keyifli bahçesi ve hepsinden önemlisi sıcacık misafirperverliğiniz ile harika bir gün geçirdik, Serpil abla ve Selahattin abi.

Bir kez daha çok teşekkürler. Ellerinize sağlık, kesenize bereket.

10 Ağustos 2009

Günün Blogu :)

Bir kaç saat önce, bloxoo sitesinden gelen kutlama yorumları sayesinde öğrendiğim ve beni çok mutlu eden bir haberi hemen sizlerle paylaşmak istedim.
Beni mutlu eden haber, sizi de mutlu eder biliyorum :)

Binlerce üyesi, ziyaretçisi olan, güncel, aktif ve saygı duyduğum bir site tarafından takdir edilmek çok hoşuma gitti, çok gururlandım.

Tekrar teşekkürler Bloxoo !!

07 Ağustos 2009

Etli Biber Dolması

Etli Biber Dolması

YAZ MEVSİMİ NİMETLERİNDEN :)
Biber dolması, blogumun arşivinde mutlaka olması gerek diye düşündüğüm tariflerden biri. Pek çok hanımın gözü kapalı yaptığı, ama benim gibi canı klasik yemekler çektiğinde, annesini telefonda bir saat esir edenler için ! internet ortamından küçük bir destek :)
Geçen hafta canım etli biber dolması çektiğinde önce kendi kendime inanamadım :)
Çünkü dolma, tıpkı diğer sebze yemekleri gibi, annemin sürekli yaptığı, ortalama iki hafta da bir pişirilen bir yemekti evimizde. Düzenli olarak sırası gelirdi yani :) mevsimine göre, örneğin yaz ise; fasulye, patlıcan, kabak, semizotu vs. gibi...
İşten gelince anneme; "yemekte ne var? diye sorup, "etli dolma" yanıtını alınca, hafifçe burun kıvırır, "eh iyi bari" derdim :)
Şimdi, yıllar sonra bir kez daha anlıyorumki, insan elindeki değerlerin, elinde iken değerini bilemiyor gerçekten. Evde sürekli, taze pişmiş sebze yemekleri olması, evli değilken çok normal bir şeymiş gibi görünse de, evlendikten sonra, biraz da yemek seçen bir eşiniz olunca, dünyanın en değerli lezzetleri olarak görünüyor :)
Benim bildiğim insanın canı, iskender kebap filan iser, etli taze fasulye, bamya, dolma istermi ?
- Kocaman bir "evet" :)
Bunları anlatmamın nedeni; anneme telefon açıp, etli biber dolması tarifi isteyince, yaşadığı şaşkınlığı biraz olsun özetlemek içindi :)
Sizlerle paylaştığım tarif; pirinç ölçüsü olarak, orjinal tarif. Ben ve eşim, dolmayı kıyması az, pirinci bol sevdiğimiz için pirinci iki çay bardağı kullanıyorum. Bizim haricimizde tadına bakan arkadaşlar ise pirincinin gayet yeterli olduğunu belirtti. Siz de kendi damak zevkinize göre pirinci arttırıp, eksiltebilirsiniz.
Dolmalık biber seçerken; biberin yumuşak ve mümkün olduğunca ince olmasına dikkat etmelisiniz.

Malzemeler
  • 12-13 Adet (minik) Dolmalık Biber
  • 250 Gr. Kıyma
  • 1 Adet (orta boy) Soğan
  • 1 Adet (orta boy) Domates
  • 1 Çay Bardağı Pirinç
  • 1 Yemek Kaşığı Biber Salçası
  • 1 Tatlı Kaşığı Domates Salçası
  • 8-9 Dal Maydanoz
  • 5-6 Dal Taze Nane
  • Karabiber, Tuz
  • 2-3 Yemek Kaşığı Zeytinyağ

Yapılışı

  • Öncelikle domatesi rendeleyin, soğanı çok minicik doğrayın. (soğanı rende yapmamanızı, minik doğramanızı öneririm)
  • Maydanoz ve naneyi de ince kıyın. Pirinci yıkayıp, süzün.
  • Hazırladığınız, soğan, domates, maydanoz, nane ve pirinci kıyma ile karıştırın. Damak zevkinize göre tuz ve karabiber ekleyin.
  • Karışım, köfte harcı gibi değil biraz cıvık olmalı. Domates rendesi bunu sağlayacaktır ama gözünüze sert görünürse, 2-3 yemek kaşığı su ekleyerek, yumuşak bir karışım olmasını sağlayın.
  • Biberlerin sap kısımlarını keserek içlerini boşaltın. (ben baş parmağım ile delmek suretiyle yapıyorum, bu hareketi hiç yapmadığım halde annemi izlerken hafızama kaydetmişim, ilk zeytinyağlı dolma yaparken farkettim :)
  • Karışımı biberlerin içine, çok sıkı olmayacak şekilde doldurun. (Pirinçler pişerken şişeceği için) Üzerlerini bir parça domates ile kapatın.
  • Biberleri tencereye dik olacak şekilde dizin ve biberlerin yarısına gelecek kadar su ekleyin. Zeytinyağını üzerine gezdirin.
  • Suyu kaynamaya başlayınca, ocağı kısın ve yaklaşık 20-25 dk. biberler yumuşayıncaya kadar pişirin.

Benzer Tarifler;

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin