29 Haziran 2009

Akşam Yemeği Sofrası

KMTN5446-2

DİDEM'DEN YENİ GELİN SOFRASI :)
Bir önceki yazıda; "karpuz-peynir sezonunu açtık, öyle ahım şahım tarifler beklemeyin bir süre" demiştim :) Tamam dedim ama ben yapmayacağım dedim, yemeyeceğim demedim ki :)
Davete icabet esastır bizde :)
Fotoğrafta görülen rengarenk, cıvıl cıvıl sofrayı Didem'ciğim hazırladı bizim için. Sofranın, daha doğrusu bir araya gelmemizin iki güzel nedeni vardı o akşam (sadece nedenler olduğunda bir araya gelmiyoruz tabi, Uno oynamak genellikle en önemli nedenimiz :)
Birincisi; Didem'in biricik aşkının doğum günü olmasıydı, ikincisi ise yaklaşık bir ay önce evlenen yakın arkadaşlarımızın yemeğe alınması gerekliliği idi :)
Biliyorsunuz adettir, yeni evli çiftler, akrabaları ve dostları tarafından kahvaltıya yada yemeğe alınır, ben kalabalık kahvaltı davetimizde üzerimdeki yükün bir kısmını attım, ama o sayılmaz, sadece onları yemeğe alacağız bir akşam :)
Damat bey her ne kadar, "niye tüm cümleler yeni gelin diye kuruluyor, yeni gelin sofrası, gelin el öpmesi, bende damat oldum !" diye sitem etsede, bu böyle :)
Ben gelinimizi ilk gördüğüm günden beri kendisine "cici" diyorum :) Onu tanımayanlar, başta buna anlam veremesede, tanır tanımaz, "haklıymışsın Müge" diyor. O kadar şirin ki, insanda sürekli dizine yatırıp sevme isteği uyandırıyor :)

Didem'in Köfteleri :)

Didem'ciğim o akşam kelimenin tam anlamı ile döktürmüştü, bir çok çeşit hazırlamıştı ve hepsinde de klasik tariflere modern dokunuşlar vardı, zeytinyağlı barbunya'ya tarçın eklemek gibi. Hepside birbirinden lezzetli idi.
Ama beni asıl cezbeden sofranın renkleri oldu, herkes çok acıktığı için, gerekli ışık düzeni kurulamadı :) bu yüzden tam yansımadı ama kırmızılar, maviler, sarılar her objesi çok şeker bir sofra idi.
Didem; bir sonraki kurduğum sofra bunun taklidi olacak haberin olsun :)

Soframızda neler mi vardı ?
  • Ballı ve Baharatlı Tavuk
  • Kimyonlu Misket Köfte
  • Sebzeli Risotto
  • Zeytinyağlı Barbunya (Tarçınlı)
  • Yoğurtlu Semizotu Salatası
  • Mevsim Salata
  • Kırmızı Biber Sarması
  • Patlıcan Salatası

Didem'in Pilavı

Çeşitlerin hepsi çok lezzetli idi, ama beni patlıcan salatası bitirdi, Pınar'ı ise risotto :) İçindeki enginar kalbi, bezelye, mısır, renkli biberler ve dereotu ile çok zengin bir yemekti. Sofrada nefes almadan yediğim, sonrasında da oyuna dalıp tarifleri not almadığım için çok kızdım kendime ama ilk fırsatta alacağım hepsini :) Didem'ciğim bir kez daha ellerine sağlık şekercim.

Yasomun pastası

Yazının en başında, o akşam toplanmamızın iki nedeni vardı; birincisi, "Didem'ciğimin biricik aşkının doğum günü olması" demiştim. İkinci nedenden uzun uzun söz edip, Hakan'dan söz etmemek olmaz. Sevgili arkadaşımız kendisine yapılan bu sürpriz doğum gününe hem çok şaşırdı hem de çok sevindi, bunda en büyük pay ise gecenin yıldızı olan, deyim yerinde ise ortalığı yıkıp geçen doğum günü pastası idi !

Pasta, tüm detayları ile olağanüstü idi, konusu, figürleri ve en önemlisi lezzeti ile. Benim içinde çok anlamlıydı, çünkü Yaso'ma verdiğim ilk siparişti :) Yaso beni yanıltmadı, bütün gece duyduğum övgüler ile gururlanmamı sağladı. Pastanın öyküsünü, Yaso'cuğumun neşeli kaleminden okumak için (hatta yorumları da okuyun bence) sayfasını tıklayabilirsiniz.

Benzer Tarifler;

26 Haziran 2009

Kahvaltı Sofrası

Mavi Kahvaltı Sofrası

MAVİ BEYAZ DOSTLUK SOFRASI...
Son zamanlarda blogumu oldukça ihmal ediyorum değil mi? Hem tarifler arasındaki süre uzuyor, hem de deyim yerinde ise adam akıllı bir tarif pek yok.
Nedenler belli; havaların ısınması yüzünden karpuz-peynir döneminin başlaması, kendimize uydurmasyon :) misafirlere de daha önce yaptığım ve blogumda yer alan yemekleri hazırlamam, ülkenin hatta dünyanın içinde bulunduğu tatsızlığın, artık hepimize yansımış, hayatlarımızın baş köşesine yerleşmiş olması :( gibi...
Geçtiğimiz haftalarda, evde olmanın etkisiyle bir çok deneme yaptım aslında. Ay çöreği, ekler pasta, sütlü nuriye, yulaflı beze, kayısı püreli muhallebi hatta mantı
ve çiğ börek... Evet evet yanlış duymadınız :) hemde sahicisinden yalancısı değil.
Hemen hepside tattırdığım kişiler tarafından beğenildi, ama ya fotoğrafı çekilemeden bitti, ya fotoğrafı beni mutlu etmedi yada bir kaç deneme daha yapıp iyice oturtayım tarifi dediğim için beklemedeler :)
Evde olduğum sürede uzun zamandır yapmak istediğim şeyi yaptım bol bol, misafircilik oynadım :) Arkadaşlarımı ağırladım, ben onlara gittim, annemle hafta içi çarşı pazar keyfi yaptım.
Hele canımın içi Yaso'm ile misafirciliği iyice abarttık, çarşamba o bana geldi, cuma ben gittim. Yetmedi, hafta sonunun tamamını birlikte geçirdik ! Yinede doyamadık birbirimize :)
Fotoğraftaki sofra, Yaso için hazırladığım mavi beyaz sofra. Her zamanki gibi az çeşitli ve sade. Ama "herkese özeniyorsun bana gelince dilimleyiveriyorsun" dediği için, kaşar peyniri bile çiçek kalıbı ile kesildi :)
Klasik kahvaltı çeşitleri, patlıcanlı börek, sucuklu yumurta, sertleşmiş tahin yüzünden biraz ceviz katarak uydurduğum yalancı yaz helvası, salçalı ezme ve ev yapımı ekmek vardı soframızda. Kahvenin yanında ise vişneli muhallebi.
Geçen yaz olduğu gibi, yaz rehavetine kapılıp, uzun bir ara vermek yerine, aralıklı da olsa tarif paylaşmayı sürdürmek istiyorum bu yaz, umarım gerçekleştirebilirim.
En kısa zamanda yayınlamak istediklerim ise; sütlaç tarifine gelen yorumda istenen "muhallebili kadayıf" ve "geçen yaz, annem yazlıktan dönsün, yaptırıp yayınlayacağım dediniz ama hala irmik helvası tarifi bekliyorum" diyen sabırlı okuyucum için :) irmik helvası.
Şimdilik kısa bir ses vereyim istedim, gerisi için hayırlısı diyelim :)

Benzer Yazılar;

22 Haziran 2009

Vişne Soslu Muhallebi

Vişneli Muhallebi

VİŞNE SOSLU YALANCI TAVUK GÖĞSÜ...
Havaların ısınması ile birlikte, tatlı denildiğinde artık aklıma sadece dondurma, mozaik pasta, parfe geliyor...
Hamurlu tatlılar, çikolatalı pastalar bir kaç ay bekleyecek tarafımdan yapılmak üzere :)
Vişneli tatlıyı, her zamanki gibi "ani gelen" :) misafirler için uydurdum.
Ama o kadar çok beğenildiki, sonraki günlerde bir kaç kez haberli gelen misafirler için bile yaptım. Hatta hafta sonu aynı tatlının kayısılı versiyonunu yaptım. O da çok güzel oldu, tarifi bir sonraki yazıda...
Tarif inanılmaz pratik, toplam hazırlanma süresi yaklaşık yarım saat. Dinlenmesi de hesaba katılırsa, işten eve gidince akşam dokuz gibi çaya gelecek misafirler için serin serin ve çok iltifat toplayan bir ikram. (tecrübe ile sabittir :)
Tatlıyı eğer, benim yaptığım gibi dilim şeklinde ikram edecekseniz, tarifte belirttiğim gibi yani mikser ile uzun süre çırparak hazırlayın. Tek tek kaselerde yada kuplarda ikram edecekseniz ve kıvamının muhallebi, puding gibi olmasını isterseniz, mikserle hiç çırpmadan direk kaselere dökebilirsiniz.
Ben, her seferinde, vanilyalı pastacı kreması tarifimi kullandım. Siz damak zevkinize göre, diğer krema çeşitlerini de yapabilirsiniz, yöntem hep aynı yalancı tavuk göğsü gibi kıvamlı olsun isterseniz mikserle çırpmak, puding gibi olsun derseniz çırpmamak :)

Malzemeler

Muhallebi tabanı için;
  • 3 Su Bardağı (600 ml.) Süt
  • 1 Çay Bardağı Un
  • 2 Çay Bardağı Şeker
  • 2 Tatlı Kaşığı Mısır Nişastası
  • 2 Adet Yumurta Sarısı
  • 1 Paket Vanilya
  • 1 Adet Limon Kabuğu (rendelenmiş)

Vişneli kat için;

  • 1,5 Su Bardağı Vişne (çekirdeksiz)
  • 1 Su Bardağı (200 ml.) Su
  • 1 Yemek Kaşığı (Tepeleme) Mısır Nişastası
  • 4 Yemek Kaşığı (Tepeleme) Şeker

Yapılışı

  • Muhallebi malzemelerini (vanilya hariç), orta ateşte çırpma teli ile sürekli karıştırarak pişirin. Kaynamaya başlayınca ocağı kapatın ve vanilyayı ekleyin. Mikser ile en az 5 dk. muhallebi ılınıncaya kadar çırpın. Hafifçe sudan geçirip, süzdüğünüz bir kaba (ben 30 cm.lik tart kalıbımı kullandım) dökün. Oda sıcaklığında soğumaya bırakın.
  • Muhallebiniz soğuyup, üzeri hafifçe kaymak tutarken, vişneli püreyi hazırlayın.
  • Vişneleri, rondodan geçirerek püre haline getirin. Diğer malzemeleri ekleyin ve sürekli karıştırarak orta ateşte pişirin. Kaynamaya başayınca, ateşi kısın ve 4-5 dk. arada sırada karıştırarak pişirin. Püreyi soğumasını beklemeden, muhallebinin üzerine yayın ve oda sıcaklığında soğumaya bırkın. Soğuyunca, buzdolabına kaldırın ve en az 2-3 saat, mümkünse 1 gece dinlendirip, servis yapın.

Vişneli Tatlı

Bu tatlıyı, biraz daha uğraşarak isterseniz hafif bir pasta yada çakma cheesecake :) haline getirebilirsiniz. Nasıl mı?

  • Muhallebinin altına, bir kat hazır yada ev yapımı pandispanya koyup, hafifçe şekerli su ile ıslatın ve önce muhallebiyi, sonrada meyveli püreyi yayın.
  • Buzlukta, parça kekleriniz varsa, aynı truf yapar gibi hazırlayın, (kekleri rondodan geçirip, süt, krema yada biraz muhallebi, puding vs. ile yoğurun.) kalıbın tabanına yayıp, elinizle iyice bastırın, daha sonra muhallebi ve meyveli püreyi yayın.
  • Kedi dili, Pötibör yada yulaflı bisküvileri, bir fincan ılık şekerli suya yada kahveye batırıp çıkararak, kalıbın tabanına dizin, daha sonra muhallebi ve meyveli püreyi yayın.
  • Yulaflı bisküvileri rondoda toz haline getirin, bir parça erimiş tereyağı ile yoğurun. Karışımı kalıbın tabanına yayın ve elinizle iyice bastırın. Daha sonra muhallebi ve meyveli püreyi yayın.

Benzer Tarifler;

18 Haziran 2009

Baklava Yufkası ile Patlıcanlı Börek

Patlıcanlı Börek

HER BÖREĞE UYGUN BİR HARÇ...
Benim iki tane börek harcım vardır, gözüm kapalı yaptığım, hemen her tür böreğe yakıştırdığım. Biri sosisli - mantarlı, diğeri patlıcanlı. Her ikisine de domates, biber de eklerim.
Bu iki harcı son zamanlarda, baklava yufkası ile de denedim. Ama çok memnun kalmadım, lezzet olarak güzeldiler ama baklava yufkası çok ince olduğu için, sanki börek yiyormuş gibi değilde sadece harç yani sote yiyormuş hissi verdi.
Hatta bu yazımda, biraz bahsetmiştim, sosisli mantarlı böreği anlatırken.
Patlıcanlı harcı; katmer poğaça hamuru ile, klasik poğaça hamuru ile ve milföy hamuru ile denedim. Hepsi birbirinden başarılı ama en güzel klasik yufka ile oluyor. En iyi sarım şeklide biraz kalınca sigara böreği şeklinde.
Hatta evde börek hamuru açan hamarat hanımlar; sözüm size, eminim en güzel o şekilde olur ama ben daha küçüğüm büyüyünce yapacağım onu da :)

Malzemeler (16 Adet börek için)
  • 3 Adet İnce Uzun (Kemer) Patlıcan
  • 2 Adet Çarliston Biber (yada tatlı sivri biber)
  • 1 Adet (Küçük) Domates
  • 1 Adet (Orta boy) Soğan
  • 3 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
  • 1 Tatlı Kaşığı Biber Salçası (isteğe bağlı)
  • 2 Adet Yufka

Yapılışı

  • Öncelikle patlıcan ve biberleri közleyin. (Ben fırının ızgara bölümünde közlüyorum) Kabuklarını soyun ve minik minik doğrayın.
  • Soğanı yemeklik, minik minik doğrayın, sıvı yağ ile orta ateşte, 3-4 dk. pembeleşip, şeffaflaşıncaya kadar kavurun.
  • Domatesin kabuklarını soyun ve minik minik doğrayın, kavrulmuş soğana ekleyin, kısık ateşte domatesler eriyinceye kadar 2-3 dk. pişirin.
  • Salçayı, patlıcan ve biberi ekleyip, 1-2 dk. karıştırarak pişirin.
  • Hazırladığınız harcı soğumaya bırakın.
  • Yufkayı sekiz eşit parçaya bölün. Geniş kısmına bir yemek kaşığı kadar harç koyun ve biraz genişçe, sigara böreği sarar gibi sarın.
  • Hafifçe yağlanmış, tepsiye dizin. Üzerine yumurta sarısı sürün ve susam serpin. 180 derecede ısıtılmış fırında 25-30 dk. üzeri ve altı turuncu renk alıncaya kadar pişirin.

Not 1: Böreği vaktiniz var ise, yumurta sarısı sürmeden önce buzdolabında 4-5 saat, hatta bir gece bekletin. Pişireceğiniz zaman, yumurta sarısı sürüp fırına verin. Sadece bu börek için değil, tüm börekler için aynı şey geçerli, buzdolabında dinlenmiş böreğin tadı gerçekten çok farklı oluyor.

Not 2: Baklava yufkası ile peynirli börek yazısına; "yufkanın markası nedir?" şeklinde pek çok yorum geldi. Bir kaç farklı marka denedikten sonra, ben "Yuka" marka baklava yufkasında karar kıldım. İnceliği ve lezzeti bence çok güzel. Sizlere de gönül rahatlığı ile öneririm.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin