30 Nisan 2009

Akşam Yemeği Sofrası

Akşam Yemeği Sofrası

MANGAL SOFRASI :)
Aslında bu sofranın yazısı çok farklı olacaktı. "Oh, nihayet yaz geldi, balkon keyiflerimiz başladı, eşim oyuncağına (mangalına) kavuştu" vs. vs. :)
Geçtiğimiz hafta sonu, caddede kısa kollular ile dolaşınca, "artık balkon sezonunu açmak gerek" diye düşündük. Arkadaşlarımız ile hafta sonu, "bizde mangal yapalım" diye sözleşirken de yine niyetimiz masayı balkona kurmaktı.
Ama evdeki hesap çarşıya uymadı, havalar birden bire buz gibi oldu, değil balkona çıkmak, tekrar kombi yanmaya başladı evde :( Mangal yine yakıldı ama, yemek içerde yenildi :(
Eşimin; "et ile et yenir, yapma bir şey" direktifi yüzünden, doğru dürüst bir çeşit de yapmamıştım :( Madem içerde yiyeceğiz, bari azıcık sofrayı süsleyeyim dedim.
Sofraya bakıpta "e bir sürü şey var" demeyin sakın :) Zeytinyağlı yaprak sarma, masada görüldüğü kadar mesela, küçük bir çelik tavada iki sıra yapıldı :) Zeytinyağlı barbunya da yarım su bardağı barbunya ile :) Gerisini de Actifry yaptı :)
Soframızda; eşimin, sır gibi sakladığı marine formülü :) ile yaptığı et ve tavuk haricinde en çok iltifatı Actifry ile yapılan havuç kızartması aldı.
Actifry kullanmaya başladığımdan beri, sayısız deneme yaptım ve önceleri kızartma yaptığım tüm sebzeleri Actifry'da kızartıyorum artık. Sebzelerin içinde ise bize göre en muhteşem kızaran; havuç. Ardından et yada tavuk ile çoban kavurma ve sigara böreği geliyor.
Gerçekten çok memnunum aletten, beni her akşam kızartılan patatesten sonra, kurtardığı ocak, fayans temizliği nedeniyle ettiğim dualar ise cabası :)

Soframızdakiler;

Akşam Yemeği Sofrası

Belki farketmişsinizdir, uzun zamandır peçetelerimi kurdele ile bağlıyorum. Bir türlü her kurduğum sofraya uyacak, gönlüme göre bir peçete halkası bulamadım çünkü. Sonunda oturup kendim yapacağım :) Kurdele ile bağlamak, hem renk konusunda çok seçeneğe sahip olmanızı sağlıyor hemde şık bir görüntü veriyor.

Sofrayı ilk gördüğünde, Erhan abi'den uzun bir fırça yedim önce; "bizi balkonda mangal diye çağırıyorsun, sucuğumuzu alıp geliyoruz, sonra davet sofrası ile karşılıyorsun, yok yok kandırıyorsun sen bizi, gelmeyeceğiz bir daha" diye :)) Dakikalarca, sofrada fazla bir çeşit olmadığını, peçeteler nedeniyle kendisine öyle geldiğini anlatmaya çalıştım. Büyülü bir şey bu kurdele işi, öneririm :))

28 Nisan 2009

Oruk

Oruk

KİLİS MUTFAĞINDAN NEFİS ORUK KEBABI...
Aslında bu tarifi; Nisan-2007'de yayınlamıştım. Üzerinden tam iki yıl geçtiği ve mevcut fotoğrafı lezzetini tam olarak yansıtmadığı için uzun zamandır fotoğrafını yenisi ile değiştirmek istiyordum.
Bu güne kadar değiştirmememin nedeni ise; buzluktan sadece yiyeceğimiz kadarını çıkartıp, pişirmem. Soğutmadan hemen yediğimiz içinde, her seferinde "bak yine fotoğrafını çekmedik" diyoruz :) Geçen akşam, birazcık sabredip, ılık yemeyi göze aldık :)
Yanlızca fotoğrafını değiştirmeyip, bugün yeniden yayınlamamın nedeni ise; Antep Yuvarlaması tarifine gelen (of of lebeniye, yuvarlama, şıhıl mahşinin ardından bir de oruk patlat derim ben:) şeklinde yazılan ve beni gülümseten bir yorum...
Blogun bütün arşivini gezmeye üşenen kişileri tabiki saygıyla karşılıyorum ama bazı lezzetlerin de arşivimde yok kabul edilmesine gönlüm razı olmadı :)
Oruk; Kilis mutfağının bulgurla yapılan çok lezzetli bir köftesi. Kilis'te şişe sarılarak ve mutlaka mangalda pişiriliyor. Evde pişirilecekse eğer köfte şekli veriliyor.
Eşimin ailesi ile gittiğimiz kalabalık pikniklerde, çeşitlerin içinde mutlaka oruk'da oluyor :)
Oruk eğer mangalda pişirilmeyecekse, ikinci yöntem fırında bir borcamın içinde pişirmek. Üçüncüsü ise teflon tavada ve çok kısık ateşte (çay demler gibi) pişirmek. İçindeki bulgurun, ağır ağır ve tam olarak pişmesi önemli çünkü. Her iki pişirme yönteminde de yağ kullanılmıyor, kıymanın içindeki yağ yeterli geliyor.
Oruk; genellikle ana yemek olarak olarak servis ediliyor, ama benim damak tadıma göre çay saati ikramlarının içinde börek ve salatalar ile birlikte çok hoş oluyor.

Malzemeler
  • 1/2 Kg. Yağlı Kıyma (tercihen kuzu veya koyun eti)
  • 1 Çay Bardağı Köftelik (ince) Bulgur
  • 1 Adet (orta boy) Kuru Soğan
  • 1 Yemek Kaşığı Kuru Nane
  • 3 Yemek Kaşığı Toz Kırmızı Biber
  • Tuz

Yapılışı

  • Öncelikle bulguru yarım çay bardağı kadar su ile ıslatıp, 10 dk. bekleyin ve yumuşamasını sağlayın.
  • Rendelenmiş soğan ve baharatları bulgura ekleyip, malzemeler birbiri ile özleşinceye kadar iyice yoğurun.
  • Kıymayı ekleyip, bir süre daha yoğurun. Mümkün olduğunca ince, köfte şekli verip, fırında yada teflon tavada kızartın.
  • Fırında pişirecekseniz; 180 derecede, altı üstü iyice kızarıncaya kadar, teflon tavada pişirecekseniz çok kısık ateşte kızartın.
  • Oruğu tek tek köfte şeklinde yada bütün olarak buzlukta uzun süre saklayabilirsiniz.

24 Nisan 2009

Paskalya Çöreği ile Pratik Tatlılar

Paskalya Çöreği ile Pratik Tatlılar

BAYATLAYAN PASKALYA ÇÖREKLERİ NE OLUR? :)
Paskalya Çöreği yazısında, "bir kısmını buzluğa kaldırdınız, ama yinede kocaman paskalyanın hepsini bitiremediniz, öyleyse bir sonraki yazıyı bekleyin" demiştim :)
Tarifler öyle çok şatafatlı değil belki ama; "müsaitsen kahveye geliyorum" diyen misafirleriniz için şipşak öneriler :)
Paskalya çöreğini taban olarak kullanıp, üzerine muhallebi dökme fikrini, Seda'cığım verdi. Tabi, ondan aldım bir fikir, eve geldim oldu bin fikir :)
Fotoğraflarda görülen tüm önerileri, pandispanya ve kek parçaları, bisküvi yada kurabiye kullanarak da yapabilirsiniz.Özellikle paskalya çöreğini önermemin nedeni ise; misler gibi mahlep kokusu !
Hafif tatlı ve mahlep kokulu paskalya çöreği, sadece vanilyalı pastacı kreması ile birleştiğinde bile ortaya muhteşem bir lezzet çıkıyor.
Üst fotoğrafta görülen kupların birini; paskalya çöreği ve vanilyalı pastacı kreması ile yaptım, diğerine ise çilek de ekledim.
Eklenecek malzemeler damak zevkinize göre değişebilir, muzlu, çikolatalı vs.

Paskalya Çöreği ile Pratik Tatlılar

Vaktiniz ve minik pasta çemberiniz var ise, tatlıyı bu şekilde hazırlayabilirsiniz. Çemberiniz ile, paskalya çöreğinden yuvarlak halkalar kesin ve kalıbın tabanına yerleştirin. Ilık şekerli su veya reçelli su ile çok hafif ıslatın. Çemberin kenarlarına, yarım çilekler dizin. Pastacı kreması hazırlayıp, ortasına dökün ve buzdolabında 2-3 saat dinlendirin.

Paskalya Çöreği ile Pratik Tatlılar

Pastanızın üzerini çikolata sosu, meyveli sos, kakao vs. ile süsleyebilirsiniz. Pastacı kreması hazırlayacak vaktiniz yok ise, hazır puding (ki bana göre hazırlanış süreleri aynı:) yada biraz koyuca hazırlayacağınız bir crem ole çeşidi ile yapabilirsiniz.

Paskalya Çöreği ile Pratik Tatlılar

İşte bana göre, paskalya çöreği ile yapılabilecek en lezzetli tatlı. Daha iyisini keşfedinceye kadar favorim bu :) Bu tatlıyı akşamüstü arayıp, "alışverişteyiz, akşam çayına geleceğiz" diyen, akrabalarımız için yaptım. Akşam çayını yemeğe çevirmeme rağmen :) toplam yirmi dakikada hazırladığım ve çok iltifat alan bir tatlı oldu.

Yapılışı

  • Bir borcama ince ince dilimlenmiş paskalya çöreklerini dizin. Üzerini çok hafif ılık reçelli su ile ıslatın.
  • Vanilyalı pastacı kreması hazırlayın, ocağın altını kapatınca bir paket vanilya ekleyin ve mikser ile 3-4 dk. boyunca çırpın. (tatlıyı bu şekilde çırparak ılınmasını sağlamak, çok güzel bir kıvam veriyor, yalancı tavuk göğsü oluyor)
  • Kremayı, çöreklerin üzerine yayın ve dilimlenmiş çilekleri dizin.
  • Çileklerin üzerine, çilek sos dökün. (Ben, Dr.Oetker hazır çilek sosu kullandım)
  • Buzdolabında en az 2-3 saat dinlendirin.

Paskalya Çöreği ile Pratik Tatlılar

"Şekerim, ben çalışan, üstelik de çoluklu çocuklu kadınım, hiç uğraşamam öyle tek tek kupla, pasta ile, hatta o çilekleri doğrayıp da sos bile dökemem" diyebilirsiniz :) Haklısınız da... O zaman benim; "yarın sabah sana kahve içmeye geliyorum" diyen arkadaşıma hazırladığım, bu tiramisu görünümlü çakma tatlıyı :) hazırlayın.

Yapılışı

  • Bir borcama ince ince dilimlenmiş paskalya çöreklerini dizin. Üzerini çok hafif ılık reçelli su ile ıslatın. Vanilyalı pastacı kreması hazırlayın, ocağın altını kapatınca bir paket vanilya ekleyin ve mikser ile 3-4 dk. boyunca çırpın. Kremayı, çöreklerin üzerine yayın ve biraz bekleyin. Üzeri hafif kaymak tutunca, kakao serpin. Buzdolabında en az 2-3 saat dinlendirin.

İlgili Tarifler;

21 Nisan 2009

Paskalya Çöreği

Paskalya Çöreği

ESKİ GÜNLERİ ANMA ÇALIŞMALARI... BÖLÜM 2 :)
Kuru meyveli biscotti (çakma biscotti diyorum ben ona:) yazımda, beni geçmişe götüren lezzetlerden söz etmiştim hani. Selanik gevreği ve paskalya çöreği bunların en başında yer alır demiştim.
İşte bu iki lezzetin, en güzel, daha doğrusu en damak tadıma uygun halini bulabilmek için gündüzleri internette bir bilim insanı, akşamları da evde bir laboratuvar teknisyeni gibi çalışmaktayım :)
Geçen gün gittiğimiz cafe'de kahve ile birlikte gelen biscotti'yi minik minik bir ısırışım vardıki, görmelisiniz :) "İşte dedim, yapmam gereken biscotti bu!" Hatta arkadaşlar halime acıyıp, kendi kahvelerinin yanında gelenleri de bana verdiler, evde rahat rahat çalışayım diye :)
Neyse, bu yazı paskalyanın yazısı, biscotti'den kendi yazısında bahsederim :)

Görmüş olduğunuz paskalya çöreği, benim üçüncü denemem. İlk ikisi kötümüydü? diyeceksiniz; "hayır", ama benim alıştığım, sevdiğim lezzet değildi. Üçüncü deneme ise turnayı gözünden vurdu, çünkü tarif, konunun uzmanlarından :)
Ben, aynı semtte doğup büyüyen, evlenene kadar hiç taşınma yaşamamış şanslı kişilerdenim. Yaşadığımız semt ve apartman, Ermeni komşularımızın çok olduğu bir yerdi. Bu nedenle onları çok severim. Cana yakınlıklarını, güleryüzlü oluşlarını, vefalı komşuluklarını, evlerinde özel bir şey pişirdiğinde mutlaka bizede bir tabak getirmelerini çok severim:)
Sofralarına ve yemeklerine çok özen göstermeleri, yaşamak için değil, zevkle yemek yemeleri çok hoştur bana göre.
Komşularımız, kendi bayramlarında bize paskalya çöreği ve renkli yumurtalar getirirlerdi, kardeşimle kavga ederdik o yumurtalar için :)
Ama güzel olan, sadece kendi bayramlarında değil, bizim bayramlarımız da ve kandillerde de mutlaka bizzat evimize gelerek kutlamaları idi.
Alis teyze, bu yazıyı yazarken özellikle sen geliyorsun aklıma, bir blogum olduğunu bile bilmiyorsun ama yinede öpücük gönderiyorum burdan sana :)

Paskalya Çöreği

Paskalya çöreğini; bizim oralarda "Üstün Pastanesi" harika yapar ama ben damla sakızlı lezzetleri sevmediğim için, "herşeyi harika ama keşke damla sakızlı olmasa" derdim hep. Bir gün, kendi başıma yapabileceğim de hiç aklıma gelmezdi tabi o zamanlar :)
Yazının başında da söylediğim gibi, paskalya çöreği için internette çok araştırma yaptım ve iki tarif denedim ama sevgili Devletşah'ın sayfasında Sn.Zabel Sevgiyan'ın tarifini görünce; tamam dedim, tarif budur, eminim çok güzel olacak, çünkü tarif bu işi en iyi bildiğini düşündüğüm kişiler tarafından gönderilmiş.
Yanılmadım da, nefaset ötesi, gerçek bir paskalya çöreği oldu. Ben ufak tefek değişiklikler yaptım ve yemeye doyamadım :) umarım sizde dener ve beğenirsiniz.

Malzemeler (4 adet çörek için)
  • 4 Adet Yumurta
  • 250 Gr. (1 paket) Margarin
  • 2 Su Bardağı (400 gr.) Şeker
  • 1,5 Su Bardağı (300 ml.) Süt
  • 1 Paket Kuru (instant) Maya veya 1 Paket (42 gr.) Yaş Maya
  • 1/2 (yarım) Hazır Ekmek Hamuru
  • 2 Yemek Kaşığı (tepeleme) Mahlep
  • 6-7 Su Bardağı Un

Üzeri için;

  • 1 Adet Yumurta Sarısı
  • 1 Çay kaşığı Pekmez
  • 1 Çay Kaşığı Sıvı Yağ
  • File Badem veya File Fındık

Yapılışı

  • Yumurtaları ve şekeri mikser ile 5-6 dk. şeker eriyip, karışım iyice beyazlaşıncaya kadar çırpın.
  • Ilık süt ve erimiş margarini ekleyip, biraz daha çırpın.
  • Karışıma, dört su bardağı kadar elenmiş un, mahlep, maya ve hazır ekmek hamurunu ekleyin ve yoğurmaya başlayın.
  • Hamur ele yapışmayan bir kıvam alana kadar, azar azar un eklemeye devam ederek, yoğurun. (Hamur çok sert olmamalı, ekmek hamuru kıvamında ve esnek olmalı)
  • Hamuru derin bir kaba alın ve üzerini örterek, ılık bir ortamda mayalanmaya bırakın. Yaklaşık bir saat sonra hamur iki katı büyüklüğe çıkacaktır.
  • Hamuru 12 eşit beze yapın. Her bir bezeyi, 20 cm. civarında rulo yapın ve 3 rulo ile saç örgüsü şekli verin.
  • Çörekleri yağlı kağıt serili tepsiye, (ben Softbowl silikon mat kullanıyorum :) yerleştirin ve yine üzerini, bir mutfak havlusu ile kapatarak, yarım saat kadar mayalanmaya bırakın.
  • Yarım saat sonra, üzerlerine yumurta sarısı, pekmez ve yağlı karışımı sürün, file badem yada file fındık serpin.
  • 180 derecede önceden ısıtılmış fırında, yaklaşık 35-40 dk. iyice kızarana kadar pişirin. Piştiğinden emin olmak için, kürdan testi yapabilirsiniz.
  • Fırından çıkınca, üzerlerine yine temiz bir mutfak havlusu örterek, kurumadan ılınmasını sağlayın.
Paskalya Çöreği

NOTLAR;

  1. Orjinal tarifteki şeker miktarı, ben ve ikram ettiğim kişiler tarafından az bulundu :) 2 Su bardağı tam geliyor.
  2. Paskalya çöreği mutlaka çok taze iken yenmesi gereken bir tarif. 1-2 saat sonra bile lezzeti farklılaşıyor, bu nedenle ben diğer üç çöreği, ılınır ılınmaz, buzluğa kaldırdım.
  3. Bu ölçüler ile; 4 adet çok iri çörek elde ediliyor. İsterseniz ölçüleri, yarı yarıya azaltabilirsiniz.
  4. Kuru maya yerine, yaş maya kullanacaksanız, bir yemek kaşığı şeker eklediğiniz, ılık sütün içinde mayayı eritip, o şekilde karışıma ekleyin.

& Çoğunu buzluğa kaldırdınız ama yinede paskalyanızın hepsini bitiremediniz ve bayatladı mı?
O zaman, nefis öneriler için tıklayın...

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin