02 Haziran 2010

Komşu Fırın Etkinliği ve Köy Bageti Yapımı

komsufirin-25

EKMEĞİN KÖŞESİ İÇİN YAPMAYACAĞIM ŞEY YOK :)
Ekmeğin kabuk kısmını ve köşesini ne kadar çok sevdiğimi; "Çekirdekli Tam Buğday Unlu Ekmek" tarifi verirken uzun uzun anlatmıştım belki hatırlarsınız.
Ekmek makinesinde yaptığım ekmeklerde iç kısım fazla olduğu için, vaktim var ise hamuru makineye mayalatıp, fırında yapmaya çalışıyorum ekmeklerimi.
Ama kelimenin tam anlamı ile çalışıyorum! Yani henüz “yaptım” denemez, en son denememde epey bir yaklaştım ama hala kabuğu çok sert ekmekçiklerimin :(
Geçtiğimiz haftalarda Komşu Fırın’dan, “birlikte ekmek yapacağız” şeklinde bir davetiye alınca, sevinçten havalara uçtum diyebilirim!
Aslında bu tarz etkinlik davetlerinin hepsine seve seve katılıyorum, çünkü her etkinliğin sonunda; “inanılmaz keyifli vakit geçirdim, tadı damağımda kaldı” diyorum, blog yazarlarının nelerden hoşlanabileceğini çok iyi biliyor bu etkinlikçi firmalar :)
Ama Komşu Fırın’ın etkinliğine çok çok başka bir heyecan ile gittim.
Bir usta ile birlikte ekmek yapacaktık, aklımdaki tüm soruları sorabilecektim, yanlış bildiklerimi düzeltecektim vs. vs.
Gerçekten de öyle oldu, hayallerimin bile ötesinde keyif aldım bu etkinlikten, mayaladım, yoğurdum, pişirdim ve nefes almaksızın soru sordum :)
Sevgili Nevzat Usta, hakkını helal et ne olur, resmen esir aldım seni o gün :)

komsufirin-33

Önce şahane bir kahvaltı yaptık, yarım yarım hepsinden tatmaya çalıştım, tadamadıklarımda ise aklım kaldı, her şey bu kadar mı lezzetli olur? :)
Eve dönerken bize verdikleri sepetlerden çıkan çeşitler ile akşam beş çayı sofrası kurdum ve abartmıyorum fıstıklı un kurabiyesi için kavga çıktı evde :)
Bundan sonra hangi Komşu Fırın’ın önünden geçsem içeri girip un kurabiyesi ve limonlu cheesecake almak isteyeceğim, çok kötüsün Komşu :))

komsufirin-19 komsufirin-20

Kahvaltıda yememiz için Nevzat Usta, yılbaşı ekmeği hazırlamıştı bizlere. Bu ekmek; Komşu Fırın’da sadece Aralık ayı sonunda yapılıyormuş ve mayalanma kısmı altı saat sürüyormuş!
Nevzat Usta bu ekmeği, bizim için, o sabah saat 05:00’te hazırlamaya başlamış, boşuna “hakkını helal et ustam” demiyorum ben!
Tarçınlı, üzümlü, karanfilli, cevizli ve fıstıklı, kek kıvamında şahane gibi bir ekmekti ve eşimin dediği gibi; “Komşu Fırın ekmek olayını bitirmiş”…

komsufirin-8 komsufirin-32

Hep yemek içmek olmaz :) Şimdi çalışma zamanı...

komsufirin-29

SAN FRANCİSCO EKŞİ MAYA İLE KÖY BAGETİ
Bu tarif için gelecek eleştirileri şimdiden duyar gibiyim :)
Bloguma tarif eklerken, yapımının kolay olması, malzemelerin kolay bulunabilir ve hesaplı olması, deyim yerinde ise çok alengirli olmamasına dikkat ederim biliyorsunuz.
Elimden geldiğince de detaylı yazmaya çalışırım.
Bu kez etkinlikte kullandığımız malzemeler ve yapılışı ile yazıyorum, sonraki günlerde kendi denemelerimde hem malzemeler basitleşecek hem de yapımı, söz veriyorum :)

Malzemeler
  • 1000 Gr. Baklavalık ya da Böreklik Un
  • 600 Gr. İçme Suyu
  • 400 Gr. SF (San Francisco ekşi hamur)
  • 22 Gr. Deniz Tuzu
  • 15 Gr. Yaş Maya

San Francisco ekşi hamur için;

  • 100 Gr. Un (80 gr. tam buğday unu-20 gr. beyaz un)
  • 55 Gr. İçme Suyu
  • 1 Gr. Yaş Maya
  • 1 Tatlı Kaşığı Köy Yoğurdu
  • 1 Çay Kaşığı Bal ya da Üzüm Pekmezi
  • "Tüm malzemeler yoğrulup, 2 saat bekletilir."

Yapılışı

  • Suyun %90 ı ile un ve ekşi hamur hafifçe yoğrulur. Bu aşamaya yoğurma bile denemez sadece malzemeler birbirine karışır, ekşi maya içinde top top görünebilir sorun yoktur. Hamur bu şekilde 10 dk. bekletilir.
  • Hamura tuz eklenir ve 8-10 dk. iyice yoğrulur. Bu aşamalarda mümkün olduğunca un eklenmez.
  • Hamur bu şekilde 20 dk. bekletilir.
  • Hamura yaş maya ve kalan su eklenir 3-4 dk. daha yoğrulur.
  • Hamur 4 eşit parçaya ayrılır. Ekmeklere alt fotoğraftaki gibi, önce zarf gibi katlanıp, sonra rulo yaparak baget şekli verilir.
  • Ilık bir ortamda, üzerleri örtülerek, ekmekler şişinceye kadar 30-45 dk. kadar mayalandırılır.
  • 230 derecede önceden ısıtılmış -turbo- fırında 20 dk. kadar pişirilir.

komsufirin-36

Bu etkinliğin bana ekmek yapma konusunda çok ama çok yararı oldu, bunları bir sonraki ekmek tarifinde kendi tecrübelerimi de ekleyerek uzun uzun anlatırım.
Ama bazı bilgiler var ki benim için deyim yerinde ise altın değerinde! Umarım sizin içinde öyle olur.
Birincisi;
Hamuru yoğururken elime yapışması bitene kadar un ekliyordum, hamur hala yumuşak olduğu içinde bir sorun yok sanıyordum. Ama bu büyük bir hataymış. Hamur mayalanma sırasında un ile özleşmesini tamamlıyormuş, sonradan eklenen unlar sadece sertleştirirmiş hamuru, bu yüzden benim ekmeklerimin kabuğu çok sert oluyormuş. Hamura yoğurma sırasında fazla un eklemeyin sakın, bırakın yapışsın elinize. Elinizden ayırmakta zorlanıyorsanız ya çok az –bir tutam- un kullanın ya da sıvı yağ.
İkincisi;
Ekmeklerin kabuğu yumuşak olsun diye, minik bir kap içerisinde su koyuyordum fırının içine, bugüne kadar hep öyle okumuştum çünkü. Nevzat Usta, çok güldü hatta birazda kızdı buna; küçücük bir kap suyun vereceği buhardan ne olur” dedi. Ekmeğin fırında iken sürekli ve güçlü bir buhara ihtiyacı varmış çünkü. Endüstriyel fırınlarda özellik olarak; buharlamada varmış.
Peki biz ne yapabiliriz bu konuda?
Ekmeği mayalarken, bir yandan fırını ısıtıyoruz en yüksek derecede –örneğin 230- bu sırada fırının el alt rafına boş bir tepsi koyuyoruz. Ekmekleri fırına verirken aynı anda, ısınmış olan tepsinin içine, içinde dört beş parça buz olan bir bardak kadar su fırlatıyoruz :) ve hemen kapatıyoruz kapağını. “Bunlar saniyelik işlemler, çok hızlı olmalısınız” diyor usta… Böylelikle fırının içinde yoğun bir buhar oluşturmuş oluyoruz.
Üçüncüsü;
Ekmek yaparken hatta maya yaparken baklavalık, böreklik un kullanmakmış. Piyasada rahatça bulabiliyoruz artık bu unlardan.
Dördüncüsü;
Maya hazırlayıp, derin dondurucuda bekletebilirmişiz ama çıkardıktan sonra ılık ortamda bekletip mayanın tekrar çalışır hale gelmesini sağlamamız gerekirmiş.
Evde yaptığımız maya ile ekmek yapıp, sonra bu ekmekten maya olarak bir miktar ayırmaya kalkmamalıyız, içine tuz, şeker veya başka eklemeler yapıldığı için artık maya değil o hamur. Yani yoğurt mayası ile aynı mantık değil.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, dediğim gibi kendi ekmek denememi sizlerle paylaşırken o günden bir şeyler de gelirse aklıma yine yazarım :)

komsufirin-24

Ekmeklerimiz fırından çıktı :) Üzerinde dört çizik olan ekmeğin olduğu sıradakiler benim yavrularım...
Biraz yamuk yumuk ama benim için dünya güzeli onlar.
Fırına verene kadar, hastanede bebeklerinin karışmasından korkan anne gibiydim :))

komsufirin-5

Fırından çıktıktan sonraki bakışım ise; hastanede bebeğini camın ardından ilk kez gören baba gibi :))

komsufirin-3


İşte etkinliklerin en güzel yanı bu; prensesler gibi ağırlan, mutfakta en keyif aldığın şeyleri ardında bulaşık derdi olmadan yap, altın değerinde bilgiler edin ve elin kolu dolu eve dön :)
Daha ne olsun, iyi ki blogum var demekten başka bir şey kalmıyor geriye.
Çok teşekkürler Komşu fırın ve Nevzat Ustacığım...

Benim yanımda fotoğraf makinesi olmadığı için, fotoğraf gözünü çok beğendiğim Melda'dan rica ettim. "Bir kaç kare yeter" dedim ama sağ olsun şahane fotoğraflar çekmiş bana...
Melda'nın çektiği ve benim onun makinesini kullanarak çektiğim fotoğraflardan bir galeri hazırladım, "daha fazla fotoğraf ve daha fazla Müge görmek istiyoruz" :) derseniz, galeriyi gezebilirsiniz...

26 yorum:

derya dedi ki...

Mügecim bayıldım her kare harika bagetlere bayıldım.Olsada yesem öpüyorum...

Canan dedi ki...

Ne güzel bir etkinlik oluş. Son fotoğraf da inanılmaz şeker çıkmışsın. İçimden yanında olup yanaklarını sıkmak geldi:)

Çok öpüyorum Müge Abla. Herzaman yorum bırakamasam da, sürekli takipteyim.

sevil(birdemliksohbet) dedi ki...

Müge harikasınız gercekten
bende hersabah yaylada bir şubesinden sıcak sıcak kurasanlarından alırım .
ne güzel yapmışsınız böyle bir etkinliğe katılarak harikasınız .resimler ise süper çok imrendim doğrusu :))

Ece dedi ki...

oooh ellerinize sağlık valla... herşey süper görünüyor...

Adsız dedi ki...

merhaba,
ekmegi pisirirken tepsi olarak taş kullanmamiz lezzetini degistiri mi ekmegin, pizzanin vs? bikac yerde okumustum. almadan once de boylesine guzel bir tesaduf iyi oldu.bilginiz, guzel fikriniz varsa sevinirim.

sevgilerimle.

yagmur.

serap dedi ki...

harika görünüyorlar neden ekmek almak için ayaklarımın beni komşu fırına götürdüğünü de öğrenmiş oldum böylece :)

Aişe dedi ki...

Müge hanımcım,bu kez yaptıklarınız için değil sizin için bir yorum bırakmak istedim.Kilo vermişsiniz ve saç renginiz çok yakışmış,(maaşallah),hatta bir dahaki sefere koyu tonları arttırın derim:)

Gizem dedi ki...

Harika bir gün olmuş cicim, en son fotoğrafındaki o tatlı gülümsemen, herşeyi anlatıyor zaten...

Ekmek yapmak konusundaki uğraşlarımı biliyorsun. Ve öğrendiğin tüm püf noktaların, şimdiye kadar ki bilgilerimizden ne kadar farklı olduğuna, neden istediğimiz gibi ekmekler olmadığına çok yardımcı olmuş gerçekten...

Bilgilerine ve paylaşımına sağlık şekerim :))

Çok çok öperim :)

Yemekbahane dedi ki...

Kaçırdığıma şimdi daha da üzüldüm şimdi adaş.. Artık etkinlik kaçırmak istemiyorum yaaa :(
Ekmekler süper. Bizim evin 4 apartman yanında yani hakikaten Komşum, Komşu Fırın ve komşuda pişen sürekli bize düşüyor:) bu çok fenaaaaa ama çok lezzetli şeyler var

sedanur dedi ki...

sizin bu şekilde bi yerlere davet edilmeniz beni cok heyecanlandırıyor. keşke biz de gidebilsek :( çok şanslısınız :)ekmekler de çok güzel gözüküyor bu saatte canım çekti :(

Ayşe'nin Mutfağı dedi ki...

MÜGECİM FAZLA VAKTİM YOK AMA SAÇIN HAKKINDA YORUM YAPMADAN VAZGEÇEMEYECEĞİM ÇOK GÜZEL OLMUŞ KESİMİ ÇOK GÜZEL

Tümay dedi ki...

Gerçekten çok lezzetli bir aktivite olmuş. Biz de Bahçeşehir'de açıldığından beri nerdeyse her pazar kahvaltıyı ordan alıyoruz. Ekmekler zaten hep ordan. Afiyet olsun herkese:)

Kendimce dedi ki...

Komşufırın adı bana çok sıcak geliyor tanıdık esnaf kültürü mahallenin bakkalı kasabı gibi fırını ürünler zaten muhteşem sizler için hazırladığı etkinlikte öyle olmuş çok keyifle okudum sizin orada aldığınız kadarı olmasa bile ona yakın keyif aldım okurken
sevgiler

Peri Tozu Fotograf dedi ki...

Yazi cok keyifli,fotograflar cok keyifli..
Yine dokturmussunuz :)

Aylin dedi ki...

geçen gün komşu fırın etkinliğine davetliydim ancak gidemedim ve çok üzüldüm...bu resimleri görünce daha bir üzüldüm...

Harika bir atmosferi var.Birde çok inceldiğinizi söylemeden geçemedim:))

ozlem dedi ki...

ohh misss :)

İnci Yemek dedi ki...

Çok güzel anlatıyorsunuz keyifle okuyorum bilgileniyorum :)ellerinize sağlık adeta sizinle birlikte komşu fırının mutfağında hissettim kendimi:)güzel bir gün olmuş.
Biz de semtimize açıldığından beri komşu fırındayız adını çok güzel bulmuşlar sıcacık ,
lezzetler muhteşem:)sevgiler..

flipper dedi ki...

Gerçekten çok güzel bir etkinlikti.Sizlerle tanışmış olmakta son derece hoştu. Tekrar karşılaşmak dileğiyle....
www.mutfakmaceralari.com

nazan dedi ki...

Sevgili Müge, İnan son zamanlarda okuduğum en keyifli,en eğlenceli,bana göre en lezzetli yazıydı.İki kere okudum yazını.Ekmeğin her çeşidine bayılırımmm.Komşu Fırınıda tebrik ediyorum ,hepimiz yeni bilgiler öğrendik bu etkinlik sayesinde.Burda en özlemini çektiğimiz yiyeceklerin başında miss gibi kokan,çıtır çıtır ekmekler geliyor.Artık Türkiye tatilinde Komşu Fırına uğramak şart oldu bize:)
Tüm resimler çok güzeldi gerçekten,ama ben Baba resmine bayıldım.Bu kadar güzel bir benzetme olur ancak:))Güzel paylaşımların ve aydınlatıcı bilgilerin için tekrar teşekkürler Müge'ciğim...
Sydneyden
Nazan

Adsız dedi ki...

Mügecim ellerine sağlık yaptıkların süper görünüyor.Yeni evli bir bayan olarak tariflerin benim kurtarıcım.Senin sayende bende artık güzel yemekler pişirebiliyorum.Bu arada inanılmaz güzel zayıflamışsın bizede birazcık ipucu tarzında şeyler yazarsan sana daha da minettar kalıcaz:))
Sevgilerle...

Fatma dedi ki...

of offf mis kokular buralara kadar geldi gelde yemeyeyim bu mubarek nimeti ah ah

ellerine saglik Mugecigim...

http://ada-esintileri.blogspot.com/

yüksell dedi ki...

merhaba müge hnm ana-baba benzetmesi süperdi ama benim ekmeğimi yapmayı unuttunuz (hamursuz)sevgiler yüksel

melda dedi ki...

ne güzel anlatmışsın müge. :) böyle eğlenceli etkinliklerde tekrar buluşmak ümidiyle..

daimamutfak dedi ki...

ekmeklere bayıldım..sevgiler.

Adsız dedi ki...

Körler sağırlar birbirini ağırlar tarzı oluyor ne yazık ki bu etkinlikler!Evet biliyorum amiayne bir tabir ama bazı blogcularla aynı zaman dilimlerinde bazılarından ise daha önce başlamama rağmen görüyorum ki kim daha tabaka hitabına uygunsa o seçiliyor!
Melda hanımın fotoğraf gözünü sevmenizede şaşmadım sayın melda hanım kime kucağını açıp kime de sırtını döneceğini gayet iyi biliyor.Çünkü kendisinden"değersiz"sayma halini çok güzel gördüm.Çünkü dişine uygun bulmadı kendince herhalde..Ama gün ola devran döne..Bana bu tarz olanlardan daha sıcak ve samimi geliyordunuz ama..neyse sağlık olsun...
İnanın dışarıda insanlara yapılan ezme psikoljisini bu kulvarda da görmek üzdü..

A.Y. dedi ki...

Ben de ekmeğin içinden ziyade dışını sevenlerdenim. O yüzden küçük ekmekleri seviyorum.
Evde ekmek denemelerim benim de başarısız oluyordu. Yani çok sert. Ben de içine biraz süt, yağ yumurta gibi şeyler ilave ederek kek gibi ekmekler yapıyorum. Böylece yumuşak oluyor.

Ya bizim fırınlardan dolayı ya da fırıncılar bize söylemedikleri bazı maddeler katıyorlar. :)

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin