30 Ekim 2009

Kahveli Cevizli Parfe

Kahveli Cevizli Parfe

EV YAPIMI ALASKA FRİGO !
Şimdi bu benim yaptığım, ağustos böceği ile karınca hikayesine benzemiyor mu?
Sen koca yazı, ramazanı, bayramı bir sütlü tatlının değişik versiyonlarını yaparak geçir, aylardan kasım gelsin, havalar iyice soğusun, parfe yaptım diye çık ortaya ! Yok, yok olacak iş değil :)
Dondurmanın, serin tatlının mevsimi mi olurmuş, diyerek kendimi biraz rahatlatıp, önümüzdeki yazı beklemeden, tarifi yayınlamaya karar verdim :)
Kendimi hep fırçalamak olmaz, birazda öveyim şimdi :)
Aslında tarifin yayınlanmasının bu kadar gecikmesinin nedeni; defalarca denemiş olmam. Mayıs ayında annemin akraba gününde, Sermin teyze yapmıştı kahveli parfeyi. Diğer çeşitleri es geçip, iki dilim yemiş ve hemen tarifini not almıştım. Malzemeleri ve yapılışını öğrendiğimde de; "oo çok kolay, hemen yapar yayınlarım, ben bunu" dedim ama öyle olmadı.
İlk denememde, "hepsi bisküvi, farketmez" diye düşünüp, potibör kullandım, olmadı. Kakaolu potibör kullandım, olmadı. Bisküvi miktarında oynamalar yaptım, kıvamı tutmadı. Buzluğa kaldırırken zamanlama hatası yaptım, olmadı.
Sözün özü; benim gibi, "alt tarafı bir bisküvi pastası, ne olacak" demeyin :) tarifte belirttiğim markalara, ölçülere, sürelere harfiyen uyun, kışın misafirleriniz ile birlikte evde film izlerken, sinemada frigo keyfi yapmanın tadını çıkarın.

Neskafeli Parfe Malzemeleri

Malzemeler
  • 2 Paket Kakaolu Krem Şanti
  • 3 Paket Kakaolu Piknik Bisküvi
  • 1 Adet Yumurta
  • 1 Türk Kahvesi Fincanı (2,5 yemek kaşığı) Şeker
  • 2 Tatlı Kaşığı (tepeleme) Granül Kahve
  • 1 Su Bardağı (kırılmış) Ceviz
  • 2 Su Bardağı (400 ml) Süt

Yapılışı

  • Bisküvileri ve cevizleri kırın.
  • 1,5 su bardağı süt ile krem şantiyi çırparak, hazırlayın.
  • Yarım su bardağı sütün içinde de kahveyi eritin.
  • Yumurta ve şekeri, şeker eriyip karışım beyazlayıncaya kadar çırpın. (şekerin daha çabuk erimesi için, kabınızın altına sıcak su dolu başka bir kap koyup, çırpabilirsiniz)
  • Şekerli yumurtayı, sütlü kahveyi, bisküvi ve cevizleri, krem şanti ile birleştirin, iyice karıştırın.
  • Baton kek kalıbı yada çok büyük olmamak şartıyla, arzu ettiğiniz bir borcamın tabanına iki kat strech film serin. Karışımı kaba boşaltın. Üzerini de strech film ile kapatın.
  • Buzdolabında 2 yada 3 saat beklettikten sonra, buzluğa kaldırın. En az bir gece yada servis edeceğiniz zamana kadar buzlukta bekletin.

Neskafeli Parfe Malzemeleri

Bisküvileri ve cevizi rondoda çekerseniz, iyi olmuyor. Ellerinizle cevizleri iri iri, bisküvileri ise mümkün olduğunca ufak ama çok toz haline getirmeden kırın.

Neskafeli Parfe Malzemeleri

Kullandığınız kahvenin markası; nescafe-gold, krem şanti'nin markası ise mutlaka, dr.oetker olsun lütfen :) Seçim sizin ama ben diğer markalarda kesinlikle aynı tadı bulamıyorum. Hele dr.oetker'in benzerlerinde.

Kahveli Cevizli Parfe

Parfeyi hazırladıktan sonra hemen buzluğa kaldırmayın. Hemen yemeyip, daha sonra ikram etmek üzere buzluğa kurabiye, kek vs. koyarız ve çıkarıp ısıttığımızda aynı tazeliği buluruz ya.
İşte bu tarifte, o ters tepiyor :) hemen buzluğa konan bisküviler, krem şantinin içinde yumuşamıyor, taze çıtır çıtır kalıyor :) bu da istediğimiz sonuç değil.
Kakaolu pötibör bisküvi ile de lezzetli oluyor ama bence en güzel hali, kek'imsi dokusunda dolayı piknik bisküvi ile yapılanı. Öneriyi yapıyor, seçimi size bırakıyorum :)

Kahveli Cevizli Parfe

Parfeyi; buzlukta sekiz on gün saklayabilirsiniz. Servis etmeden önce oda sıcaklığında beş dakika kadar bekletip, kolaylıkla kesebilirsiniz. Çok fazla bekletmeyin, yumuşayıp, erimeye başlar.

Kahveli Cevizli Parfe

E bu kadar anlattık, buyurmazmısınız bir parça ? :) Afiyet olsun ....

28 Ekim 2009

Blog Magazin Röportajı

blogmagazin

HAKKIMDAKİ HER ŞEY :)
Geçtiğimiz günlerde; "Elmalı Turta" blogunun yazarı, sevgili Şükran Hanım'dan çok nazik bir e-posta aldım.
Tamam genellikle tüm davetler naziktir ve hoş karşılanır biliyorum ama Şükran Hanım'ın yazısı gerçekten çok nazik ve sıcacıktı.
Yeni projesinden söz ediyordu; Blog Magazin'den...
Blog yazarlarını daha yakından tanımayı amaçlayan bu proje, çok ama çok hoşuma gitti.
Blogumun ilk günlerinde, o zamanlar pek bir moda olan "soru-cevap" oyunlarına katılmıştım :)
Bakınız; "3x3" ve "Severim" oyunları...
Sonraları, blogumun bir yemek kitabı formunda olmasını istediğim ve kendimden çok sözederek sizleri sıkmak istemediğim için, bu tarz etkinliklere katılmamaya karar verdim.
Şükran hanım'ın projesi bana bu kuralı bozdurdu :) ama iyikide öyle olmuş, benim için zaman zaman açıp okuyacağım şahane bir anı oldu.
Soruların büyük bir titizlikle hazırlandığı her halinden belli idi.
Bir gün birisi çıkıp bana; "kendinden ve blogundan söz et" deseydi ben kendime bu kadar doğru sorular soramazdım sanırım.
Gerçek bir gazeteci ile röportaj yapıyorum hissi verdirdi bana.
Kendisini bir kez daha tebrik ediyorum. Esprili sunuş şekline ise bayıldım !! :)
Başarı ile gerçekleştirdiği ve zamanla dev bir proje haline gelecek bu röportajların ilk konuklarından biri olarak seçildiğim için de çok teşekkür ediyorum.
***

27 Ekim 2009

Patatesli Kol Böreği

Patatesli Börek

EN PRATİK BÖREK ; KOL BÖREĞİ :)
Düşündüm, düşündüm bu böreği "Tuzlu Hamur İşleri" bölümüne mi ? "Pratik Lezzetler" bölümüne mi eklesem bilemedim :)
Hazırlaması, patatesin haşlanma süresini saymazsak, on bilemedin on beş dakika !
Sabah kahvaltısına, çocuklar okuldan gelince beş çayının yanına, hatta akşam yemeği olarak.
Tabi; "bu akşam patatesli börek yiyelimmi ?" diye sorunca, "olur, yemek olarak ne yapacaksın?" diye soran bir eşiniz yok ise :)
Tarif basit, yapımı basit ama anneciğimin klasik böreklerinden biri olan bu tarifin, arşivimde olmasını istedim.
Soğanın kavrularak eklenmesi, karamelize bir tat veriyor. Kullandığınız biber salçası ise; Antep, Kilis civarından geliyorsa, yemeyin yanında yatın :)
Hazır biber salçasını çok önermiyorum açıkçası, benim kullandığım Kilis biber salçasına tat olarak en yakın ürün; Paprika Sos. Tüm yemeklerde bu salçanın lezzetine o kadar alıştım ki, eğer evde yoksa, aynı ölçülerde paprika sosu kullanıyorum, aklınızda bulunsun. Son olarak; yufkayı da lütfen marketten almayın, yakın civarda, mahallenizde varsa eğer, "yufkacı" dan alın.

Malzemeler

  • 2 Adet Yufka
  • 4 Adet (orta boy) Patates
  • 1 Adet (mandalina kadar) Kuru Soğan
  • 1 Tatlı Kaşığı (tepeleme) Biber Salçası
  • Sıvıyağ - Su
  • Tuz - Karabiber

Yapılışı

  • Patatesleri haşlayın ve rendeleyin. (Çok fazla haşlanmasına gerek yok, böreğin içinde de pişiyor nasılsa)
  • Soğanı minik minik yemeklik doğrayın. 3-4 Yemek kaşığı sıvı yağda, orta ateşte sürekli karıştırarak kavurun. Soğanlar şeffaflaşıp sararınca, biber salçasını ekleyin ve çok az karıştırıp ateşi kapatın.
  • Rendelenmiş patatese, kavrulmuş soğanları, tuz ve karabiber ekleyip, karıştırın. Ben taze çekilmiş beyaz biber kullandım, miktarı ise damak zevkinize göre belirleyin.
  • Bir kasede sıvı yağ ve su ile bir karışım hazırlayın. (bir çay bardağı su ve yarım çay bardağı sıvı yağ gibi)
  • Yufkayı ikiye bölün. Geniş tarafı size bakacak şekilde tezgaha serin. Bir fırça yardımı ile, üzerine yağlı su sürün. Patatesli harcı minik minik serpiştirin. Geniş tarafından başlıyarak rulo yapın.
  • Hafifçe yağladığınız fırın kabına (ben 30 cm.lik turta kalıbımı kullandım) ilk rulo gül şeklinde, diğerlerini de onun çevresini saracak şekilde yerleştirin.
  • Kalan yağlı suyu da böreğin üzerine sürün. Üzerini kapatarak, vaktiniz var ise bir gece buzdolabında dinlendirin.
  • 180 derece de ısıtılmış fırında, 35-40 dk. üzeri ve altı turuncu olana kadar pişirin.

Patatesli Börek

  • Patatesli börekte patatesleri hamur kıvamında sevmiyorsanız (kardeşim ekmek arası ekmek yiyorum sanki" der mesela) patatesleri çiğ olarak rendeleyip ekleyebilirsiniz. O şekilde de çok lezzetli oluyor.
  • Böreklerin iç kısımlarının çiğ kalmaması için, ruloları mümkün olduğunca serbest sarın. Her tarafı kızarmış, çıtır çıtır börek seviyorsanız, kol böreği size göre değil :) Hazırladığınız ruloyu daire şekline getirmeden uzun uzun tepsiye dizin. Şahane olur.
  • Ben tüm böreklerde uzun zamandır yumurta sarısı kullamıyorum. Verdiği turuncu renk ve kabuk gibi olan üst kısım hoşuma gitmiyor. Sadece yağlı su sürüyorum. Aynı şekilde yufkalara sürmek için de, yoğurtlu, sütlü vs. karışım hazırlamaya üşendiğimde sadece yağlı su sürüyorum. Gayet hafif oluyor.
  • Böreği hazırladıktan sonra üzerini kapatarak, buzdolabına mümkünse bir gece dinlendirin. Buzdolabında dinlenmiş ve ve sıcak fırına verilerek pişen böreğin tadı çok başka. Buzdolabından çıkmış böreği, direk sıcak fırına verebilirsiniz, oda ısısına gelmesini beklemenize gerek yok.

Baklava Yufkası ile Patatesli Börek

BAKLAVA YUFKASI İLE PATATESLİ KOL BÖREĞİ
Hemen hemen tüm börekleri artık baklava yufkası ile yaptığımı söylemiştim ama patatesli börek için uygun değil diye düşünüyorum.
Börek değilde, sadece patates püresi yani harç yiyormuşsunuz hissi veriyor. Herhangi bir yemek ile birlikte patates püresi servis etmeyi düşünüyorsanız, farklı bir sunum olması nedeniyle denenebilir :)
Birde baklava yufkası tuzsuz olduğu için, harç ne kadar tuzlu olursa olsun börek tuzsuzmuş gibi geliyor.
Sonuç olarak; bu börekte bizde ziyan olmadı, afiyetle tüketildi. Yemek konusunda hepimizin zevki, damak tadı farklı olduğu için bu seçeneği ile de yayınlamak istedim.
Malzemeler, yapılışı, yufka hariç yukarıda yazılanlar ile aynı...

19 Ekim 2009

Fesleğenli Biberli Kurabiye

Fesleğenli Biberli Kurabiye

TUZLU PASTANE KURABİYESİ...
Filiz Yenge'nin Baby Shower'i için yaptığım ve malzemelerini yaparken uydurduğum bir kurabiye bu. Tadan herkes o kadar iltifat ettiki, yayınlamak farz oldu :)
Tadı; birebir pastane kurabiyesi, hani tuzlu kuru pasta diye satılanlardan.
O gün herkes, diğer hazırlıklar için çok yorulduğumdan, "tuzluyu da hazır almış, e haklı" diye düşünmüş :)
Kendi yaptığımı söylediğimde, inanmadılar önce, neyseki mutfağa merakım, bu blog sayesinde yazılı olarak tescilli, o yüzden inandılar :)
Kurabiyeleri, harf şeklinde kesmeyi planladığım için kabartma tozu yada karbonat eklemedim, pişerken şekilleri değişmesin diye. Son anda üşenip, kare kalıpla kestim. Bu kısım size kalmış :)
Biraz daha yüksek yani kalın kurabiyeleriniz olsun isterseniz, kabartma tozu ekleyebilirsiniz.
Evde yapılan ürünler ne kadar sağlıklı olsa da illaki paketleri cicili bicili topkekleri, bisküvileri almanız için tutturan minikleri kandırabilirsiniz bu kurabiyeler ile...
Gerçi; "bekara eş boşamak kolay" demişler, henüz anne olmadığım halde, "çocuğunuzu şöyle kandırabilir, şunu şöyle yedirebilirsiniz" diye ahkam kesmem de ne kadar doğru o kısım tartışılır :)
Sözün özü; pratik tuzlu bir kurabiye, deneyin pişman olmazsınız :)

Malzemeler
  • 125 Gr. (yarım paket) Margarin veya Tereyağ
  • 1 Çay Bardağı Yoğurt
  • 1 Çay Bardağı Sıvı Yağ
  • 1/2 (yarım) Çay Bardağı Sirke
  • 1 Tatlı Kaşığı (tepeleme) Pudra Şekeri
  • 1 Çay Kaşığı Tuz
  • 1 Tatlı Kaşığı (silme) Kuru Fesleğen
  • 1 Tatlı Kaşığı (tepeleme) Pul Biber
  • 4-5 Su Bardağı (yaklaşık) Un
Yapılışı

  • Oda sıcaklığında beklettiğiniz, iyice yumuşamış margarin, yoğurt, sıvı yağ ve sirkeyi mikser ile 1-2 dk. çırpın. (tüm malzemeler iyice özleşip, krema kıvamına gelinceye kadar)
  • 3 Su Bardağı un, pudra şekeri ve tuz'u bir kaba birlikte eleyin.
  • Sıvı karışıma, unlu karışımı ekleyin ve yoğurmaya başlayın.
  • Hamur, toparlanıncaya kadar azar azar un eklemeye devam edin. Hamurunuz kurabiye hamuru kıvamında değil, poğaça hamuru kıvamında yani esnek bir hamur olacak.
  • Hamurun kıvamı, poğaça hamurundan biraz daha sert, tezgahta açıp, kesmeye uygun bir hale gelince un eklemeyi bırakın.
  • Fesleğen ve pul biberi de ekleyip, (baharatlar hamura karışacak kadar) çok az daha yoğurun.
  • Hafifçe un serptiğiniz tezgahta, hamuru yarım cm. kalınlığında açın ve istediğiniz bir kalıpla kesin.
  • Yağlı kağıt serili tepsiye dizin ve üzerine yumurta sarısı sürüp, çörekotu, susam, haşhaş vs. serpin.
  • 180 derecede önceden ısıtımış fırında, 25-30 dk. üzeri ve altı turuncu olana kadar pişirin.

Fesleğenli Biberli Kurabiye

12 Ekim 2009

Baby Shower Partisi

Filiz Baby Shower - 17

HOŞGELİYORSUN FEYZA BEBEK !
Bugün sizlerle, aylardır planlarını yapıp, hayallerini kurduğum ve cumartesi günü gerçekleşen çok özel bir günün anılarını paylaşacağım.
Blogumu düzenli takip edenler, Siret yenge ve Filiz Yenge ismine aşinadırlar. Yöresel Lezzetler; etiketi onlara aittir :) Hatta blogumu açmaya karar vermeme neden olan, ailenin Hünerli bayanlarından, en hünerlileridir...
Filiz Yenge; iki tane yakışıklının ardından; "ille de bir kızım olsun, pembiş pembiş giydireyim, oğlanlar çekip gider, bir tane can yoldaşım olsun" deyip, yola çıktı :) Laf aramızda bunlar benim düşüncem ama Filiz yenge'nin de böyle düşündüğüne eminim :)
Eşimin babası; dört, kendileri; üç erkek kardeş. Bir amcasının; bir kız, bir erkek, bir amcasının da iki erkek çocuğu var. Yani kuzen Hülya hariç ailede hiç kız yok :)
Çok şükür, Filiz yenge'nin duaları kabul oldu. Tüm bu kralların, prenslerin içine bir tane prenses geliyor çok yakında.
Ben zaten bir bahane olsun da, organizasyon yapayım diye can atıyorum. Bundan daha güzel bir bahane olur mu ? :)
Velhasıl, Filiz Yenge; "ben hamileyim" dediği gün, ben baby shower hazırlıkları için düşünmeye başladım.

Filiz Baby Shower - 18

Filiz Baby Shower - 19

Öncelikle partinin temasına karar verdim. Pembe, beyaz ve gümüş renklerinde olacaktı herşey. Özellikle sofrada, bu üç rengin haricinde bir şey olmamasına çok dikkat ettim.
Peçete halkalarını da, bu konsepte uygun hazırladım.
Süslü kurabiyenin haricinde, konuklara kalıcı birer hediye vermek istediğim için; sevimli ayıcık magnetleri hazırladım. Hem magnetlere, hem de kutularına isimli etiketler iliştirdim. (Yapılış aşamalarını zaman bulup fotoğraflama şansım olursa yayınlamak istiyorum, bakalım)
Bu arada, zalim patronum :), hafta içi izin vermediği için; ayıcık, kutu, kurdele ve mıknatıs alışverişini Eminönü'nden canım Yaso'cuğum yaptı. Her zaman olduğu gibi, hızır gibi yetişti canım benim :)

Filiz Baby Shower - 20

Sofra düzenini, geceden hazırladım. Böylelikle sabah diğer hazırlıklara daha çok vaktim kaldı, hem de telaş yapmamış oldum. Eşim de sabah erkenden, fotoğraflarını çekti ve balonları şişirdi :) Onu işe gönderip, annemle salataları ve böreği hazırladık :)

Filiz Baby Shower - 4

Filiz Baby Shower - 1

Sofra'da sadece; pasta, süslü kurabiye'ler ve cupcake'ler olmasını istediğim için, tuzlu bölümünü yan tarafa açık büfe hazırladım. Elimden gelse onları da pembe beyaz bir şeyler yapacaktım ama anneciğim, duruma el koydu; "insanların karnının da doyması lazım, Müge!" diye :)

Açık Büfemizdekiler;

Filiz Baby Shower - 10

Filiz Baby Shower - 13

Saat 12:00 gibi, tüm konuklardan önce, canım Yaso'cuğum geldi. Hazırladığı muhteşem pasta ve bulut gibi cupcakleri ile.
Pastayı görür görmez, annem de, ben de sevinç çığlıkları attık. Her ne kadar tasarım aşamalarını, sanal olarak bilsem de, pasta hayallerimin bile ötesinde olmuştu. Masamıza çook yakıştı.
Figür Filiz yenge'ye çok benziyordu :), bulutların üstünden bize bakan ve aramıza katılmak için sabırsızlanan bebek çok ama çok şekerdi :)

Filiz Baby Shower - 14

Hediye edilecek kurabiyelerin hazırlanması, son anda benim üzerime kaldığı için :) biraz aceleye geldi. İstediğim kadar özenli ve süslü olamadılar. Yine de masanın genel görüntüsü ile uyumlu ve herkesin çok beğendiği bir çalışma oldu :)
Kurabiyeler, hamile şeklindeydi ve üzerinde; "Filiz Anne" yazıyordu.

Filiz Baby Shower - 15

Filiz Baby Shower - 9

Filiz Baby Shower - 6

Yaso'cuğumun objektifinden, masamızın son hali. Artık, heyecan ile konukları bekliyoruz :)

Filiz Baby Shower - 5

Tüm konuklar, günün anlam ve önemine uygun olarak, pembe beyaz giyindiler o gün :) Filiz yenge için ayrıca pembe bir taç hazırladım, onu taktı. Hepimiz masaya oturduğunda görüntü muhteşemdi... Yaso'cuğum, bunu yansıtmak için, tüm sevimliliği ile poz verdi bana.

Filiz Baby Shower - 3

Filiz Baby Shower - 2

Yemekler yenip, pasta keyfi yapıldıktan sonra, Filiz yenge hediyelerini açtı, mutlulukla. Hepsi minicik, pembiş pembiş olan hediyelerde zaman zaman güldü, zaman zaman duygulandı.
Sonunda, beni çok mutlu eden ve tüm yorgunlukları unutturan, o cümleyi söyledi;
"Ben doğurmak istemiyorum :) Hep hamile kalmak istiyorum !"
***
Hediyeler açıldıktan sonra, oyun aşamasına geçtik. Bu kısım, herkesi çok eğlendirdi. Aslında, parti öncesi araştırmalarımda, çok çılgın oyunlar buldum :) ama bizim partinin yaş ortalamasına uygun olmayanları eledim.

1. Oyun; Filiz yenge'nin göbek çevresinin kaç cm. olduğunu tahmin etmece idi.
Bu oyunda, annem hepimizi şaşırtarak, doğru sonucu, santimi santimine bildi.

2. Oyun; Filiz yenge'nin kaç kilo olduğunu tahmin etmece idi.
Yine annem, kilosunu da tam olarak bildi. O gün, annemin lakabı, "ultrason Sevgi" oldu :)

3. Oyun; Filiz yenge'nin göbek çevresine kaç adet tuvalet kağıdı rulosu sığar, tahmin etmece idi.
Ve yine annem, bir sayı farkla bu soruyu da bildi.

Hediye olarak çorap kazandı :)
***
Son olarak herkes, Filiz yenge için hazırladığım pembe deftere, duygularını yazdı. Burda da özellikle anneanne yazarken hepimiz çok duygulandık.
***
Hepimizin çok eğlendiği, güldüğü, zaman zaman duygusallaştığı harika bir gün oldu.
Hiç bitmesin istedik ama bitti :)
Şimdi heyecanla, Feyza bebişi bekliyoruz. İnşallah sağlıklı bir şekilde aramıza katılır, ailesi için, herkes için hayırlı bir evlat olur.
***
Fotoğrafların tamamını görmek isterseniz, buraya tıklayarak, albümü gezebilirsiniz. Büyük boyutlarda görmek isterseniz, fotoğrafın üzerindeki; "all sizes" a tıklayın.


07 Ekim 2009

Akşam Yemeği Sofrası

Akşam Yemeği Sofrası (04.10.09)

ARKADAŞLAR DAVETİ (04.10.2009)
Aslında, arkadaş ve davet kelimeleri yan yana çok iyi durmuyor değil mi?
Davet çok resmi bir kelime, oysa bu sofrada ağırlanan arkadaşlar ile ilişkimiz çok samimi.
Farklı ortamlarda sürekli görüştüğümüz halde, içlerinden ikisi evimize ilk kez geldiği için, her zamankinden azıcık daha özendim.
Zaten Hülya abla'nın sofraya oturunca, ilk tepkisi; "yemekteyiz programına katılmış gibi hissettim" oldu :)
Açıkçası, son zamanlar da, bu sofra görüntüleri, benim işimi kolaylaştırdı :)
Ne zaman; "blogumu da çok ihmal ediyorum, hiç yeni tarif denemiyorum, hep daha önce yaptıklarım, olmaz ki..." diye dertlensem, hemen en son ağırladığım, misafirlerimizin sofra fotoğrafları imdadıma yetişiyor :)
Böylece, uzun aralar vermemiş oluyorum :)

Akşam Yemeği Sofrası (04.10.09)

Soframızdakiler;

Hünkar Beğendi'de bu sefer minik değişiklikler yaptım. Biraz daha yumuşak kıvamlı olmasını istediğim için, süt miktarını arttırdım (yaklaşık 2 su bardağı), et kısmını da salçalı yapmak istemediğim için, Biberli Tavuk tarifini, tavuk yerine bonfile ile uyguladım. Kekikli sac kavurma tarzında, hafif ve lezzetli oldu. Bu şekilde de öneririm.

Akşam Yemeği Sofrası (04.10.09)

Actifry ile resmen kızartma ile barıştık :)

Akşam Yemeği Sofrası (04.10.09)

Sigara böreğini de uzun zamandır Actifry ile yapıyorum. Buzluktan çıkar çıkmaz, çözülmesini beklemeden yaklaşık yirmi dakika kızartıyorum. "Sigara böreği iyi güzel de, kızartılması işi bozuyor" diyenlerdenseniz, fırında yapmayı deneyin.

  • Bir kaseye, biraz su ve biraz sıvıyağ ekleyip çırpın. (miktarı böreklerin adedine göre ayarlayın) Taze sarılmış veya dondurucudan yeni çıkarttığınız sigara böreklerini, yağlı suya batırıp, bir kaç saniye tutarak ıslanmasını sağlayın. Hafifçe yağladığınız tepsiye dizin. Bu şekilde puf puf kabaran ve kızarmış gibi lezzetli börekleriniz olur.

Akşam Yemeği Sofrası (04.10.09)

Sofrada kullanılan, yemek takımları; Karaca....
Çatal-kaşık takımı; Jumbo (2000 modeli)....
Keten masa örtüsü; Çarşaf-iş (Şişli)....
Runner; Boynerevde....
Sürahi ve yeşil kadehler; Paşabahçe....
Kırmızı su bardakları; Mudo Concept....

02 Ekim 2009

Elmalı Fındıklı Kek

Elmalı Fındıklı Kek

ADI BAŞKA TADI BAŞKA BİR KEK :)
Madem son bir kaç yazıdır, Gökay'dan söz ediyorum, finali de bu kek ile yapayım dedim.
Gökay; İstanbulda yaşayıpta, kendi bahçesinin mahsullerinden yiyebilen, köpekleri, tavukları (dolayısı ile taze günlük yumurtaları) olan, çok şanslı bir adam.
Çokta misafirperverdir, yazın çoğu zaman hafta sonları onun evine gider, minik bir tatil yapmış kadar dinlenmiş olarak, eve geri döneriz. Tüm gün, havuzu, tenis kortu dahil :) bütün nimetlerinden faydalanırız;
Sabah; günlük yumurtalar ile, sucuklu yumurta,
öğle yemeğinde; bahçeden topladığımız, domates, biber ile menemen,
akşam üstü; mevsimin mahsulune göre havuçlu cevizli kek, böğürtlenli pasta, (tüm malzemeler, cevizler ve yanında içtiğimiz ıhlamur bile bahçeden, dışardan sadece kabartma tozu, vanilya falan alıyoruz :)
Akşam yemeğinde ise, tavuk suyu çorba, tavuklu hünkar beğendi, patlıcan salatası, çoban salata gibi bahçenin sağladığı ürünler ile yaptığımız yemekleri yeriz.
Nasıl, İstanbul'da yaşayan ve markette içi kırmızı çıkan domates bulduğumuz da sevinç çığlıkları atan bizler için, çok özenilecek bir yaşam değil mi ? :)

Elmalı kek; işte bu sözettiğim hafta sonlarından birinde, çayımıza eşlik etsin ve elmalar değerlensin diye yaptığım bir ürün :)
Havuçlu kek tarifini esas alarak yaptım, ancak tahmin ettiğim sonuca ulaşamadım :) neden derseniz, kek pişene kadar, en çok merak ettiğim içindeki malzemelerden hangisinin tadının daha baskın olacağı idi ?
Yerken, elma tadı mı alacaktım ?, fındık mı ? limon kabuğunun aroması mı ? yoksa tarçın mı ? ve istediğim fındık tadı idi. Ancak, tarçın çok yaman çıktı, hepsini bastırdı.
Kek bu şekilde de çok güzel oldu, ama benim gibi fındık tadı almak istiyorsanız, tarçın eklemeyin, siz bilirsiniz.
İçindeki elmadan dolayı, oldukça nemli bir kek oluyor, bu tarz keklerden hoşlanmıyorsanız hiç denemeyin.
Ben ne yapsam afiyetle yiyen ve beğenen Gökay bile, bu kek için; "kabarmasında bir sorun olmuş sanki" dedi :)
Bende ona bunun elmanın verdiği nem olduğunu anlattım. Anlatışımdaki bilimselliği bir duysanız, bayılırsınız gülmekten, sanki doktor olan o değil de ben :)
Sonuç olarak, yağmurlu bir günde, çayınızın yanında nemli, yoğun lezzetli bir kek yemek ve çocuklarınıza farklı bir yolla elma yedirmek isterseniz, bu kek ideal...

Malzemeler
  • 3 Su Bardağı (rendelenmiş) Elma
  • 4 Adet Yumurta
  • 1,5 Su Bardağı Toz Şeker
  • 1 Su Bardağı Sıvı Yağ (Fındık yağı kullandım)
  • 3 Su Bardağı Fındık Aromalı Kek Unu
  • 1 Tatlı Kaşığı Tarçın
  • 1 Adet Limon Kabuğu Rendesi
  • 1 Su Bardağı (iri kırılmış) Fındık

Yapılışı

  • Elmaların kabuklarını soyup, çekirdeklerini temizleyin. Dörde bölüp, kararmaması için, suyun içinde bekletin.
  • Yumurtaları ve şekeri 4-5 dakika, şeker eriyinceye ve karışım krema kıvamına gelinceye kadar çırpın.
  • Yağı ekleyip biraz daha çırpın.
  • Elmaları rendeleyin ve limon kabuğu rendesi ile birlikte karışıma ekleyip, karıştırın.
  • Fındık ve birlikte elediğiniz un ile tarçını da ekleyin çok az karıştırın.
  • 180 derece de önceden ısıtılmış fırında, katı yağ ile yağlayıp un serptiğiniz bir kalıpta, 45-50 dk. kadar pişirin. Batırdığınız kürdan temiz çıkıyorsa pişmiş demektir.
  • Kek harcı, havuçlu kek gibi oldukça fazla oluyor, büyükçe bir kalıp kullanmanızda yarar var. (25x30 cm civarında bir borcam veya tepsi, ya da en az 24-26 cm çapında bir kalıp kullanmalısınız)

Elmalı Fındıklı Kek

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin